VII. OLAĞAN GENEL KURULA DOĞRU RAKAMLARLA İLESAM

 
Ramazan ACUN*

 

[Bu makale İLESAM Bülteni,  56(Ekim-Aralık 2001),4-12’de yayınlanmıştır. Kaynak göstermek kaydıyla kullanılabilir]

 

 

 

 

 

Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği,  İLESAM tüzel kişilik olarak 12.01.1987 tarihinden beri faaliyettedir.  Temel olarak, üyelerinin haklarını korumak yoluyla, Türkiye’de bilim ve kültürün gelişmesine hizmet eder.

 

İLESAM on yıl süre ile alanındaki tek meslek birliği olarak faaliyetini sürdürdü.  Artık tek değil; rakibi var. Hem de oyunu kurallarına göre oynamayan bir rakip bu. Buna rağmen İLESAM hâlâ en büyük. İleride başka rakipler de çıksa İLESAM en büyük olarak kalacaktır, çünkü temeli sağlamdır. 

 

Fakat en büyük olmak yeterli bir hedef midir? Acaba, bilimine ve kültürüne hizmet ettiğini söylediği toplum İLESAM’ı ne kadar tanımaktadır? Bu zor bir soru oldu. Biraz daha kolay bir soru: Acaba, faaliyet gösterdiği ilim ve edebiyat alanının mensupları İLESAM’ı ne kadar tanımaktadır? Daha da kolay bir soru: Acaba üyeleri İLESAM’ı ne kadar tanımaktadır? İşte en can alıcı soru: “bu satırların yazarı” dahil İLESAM’ı yönetenler İLESAM’ı ne kadar tanımaktadır?

 

İLESAM’ın önce ilim ve edebiyat camiasında, daha sonra da toplumda olması gerektiği yere gelebilmesi sadece az sayıdaki yöneticilerinin değil,  seçkin bir kitle oluşturan üyelerinin de katılacağı topyekün bir çalışma sonucunda gerçekleşebilir. Böyle bir çalışma, İLESAM’ı bütün yönleriyle (üstünlükleri ve zaaflarıyla) tanımaya dayalı şuurlu bir çalışma olmalıdır.

 

İşte bu düşünceden hareketle bu yazı, İLESAM veritabanına dayalı olarak bir İLESAM profili çizmeye çalışmaktadır. Bu veritabanında,  İLESAM üyeleri hakkında, Kimlik Bilgileri, Adresler/Telefonlar, Aidatlar, Telif Hakları Davaları, Eserler, Ödüller/Başka Kurumlara Üyelikler, Özgeçmiş ve Yazışmalar olmak üzere sekiz ayrı kategoride veri (bilgi) bulunmaktadır (oldukça kapsamlı sayılabilecek olan bu veritabanından bir ekran görüntüsü için bkz. Şekil 1). İLESAM veritabanında bulunan veriler, bir yıllık bir çalışma sonunda yüklenmiştir[1]. Bazı bilgilerin yüklenmesi ise hâlâ devam etmektedir. Bu yazıda kullanılan bütün istatistikler bu veritabanının sorgulanması sonucu elde edilmiştir[2].

 

 

 

 

 

 

Şekil 1: İLESAM Üye Veri Tabanı’ndan Bir Ekran Görüntüsü

 

 

ÜYELİK DURUMU      

 

Bu yazının yazıldığı tarihte (15 Aralık 2001) İLESAM’ın 835 kayıtlı üyesi bulunuyordu. Bu sayı vefat etmiş olanlarla birlikte 886’dır. Yıllara göre üyelik durumu Grafik 1’de gösterilmiştir.  Buradan, üye sayısının sürekli olarak arttığı, ancak artşın 90’lı yılların ilk çeyreğinden itibaren yavaşladığı gözlenmektedir. İLESAM’a üye kabulü eğrisi (Grafik 2) bu yavaşlamayı daha net göstermektedir. Bu  grafik aynı zamanda İLESAM’a üyelik müracaatlarının yavaşladığının göstergesi olarak da alınabilir. Çünkü, üyelik için  asgari şart olan ilim-edebiyat eseri sahibi olma niteliğini tam olarak  taşımadıkları gerekçesiyle müraacatı kabul edilmeyenler  bulunmakla birlikte, üyelik müracaat ve üyeliğe kabul sayıları genel olarak paralellik göstermektedir.

 

Peki, İLESAM’ın kuruluşu takip eden birkaç  yılda görülen dinamizmini 90’lı yılların ilk çeyreğinden itibaren sürdürememesi nasıl açıklanabilir? İlk akla gelen açıklama, tabii, kötü yönetimdir. Bunda bir doğruluk payı olduğu inkar edilemez olmakla birlikte, açıklamayı burada bırakmak yanıltıcı olur.  Daha doğru bir açıklama için geniş bir perspektiften bakmak gerekir:

 

 

 

Bilindiği gibi, bir meslek birliği olarak İLESAM, diğer üç meslek birliği, GESAM (Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği), MESAM (Müzik Eseri Sahipleri Meslek Birliği)  ve SESAM (Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği) ile birlikte 80’li yılların kalkınma hamlesinin bilim ve kültür ayağının bir parçası olarak, 1983 yılında değiştirilen 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca Avrupa’daki örnekleri paralelinde  kuruldu ve desteklendi. 90’lı yılların başından itibaren değişen siyasi ve ideolojik rüzgarla birlikte diğer pek çok alanda olduğu gibi bu alanda da tutum değişti. Göreli olarak  daha yeni kurulmuş meslek birliklerine, en azından kurumlaşmalarını tamamlayıncaya kadar, siyasi desteğin sürmesi gerekirken tersi oldu: Stopaj gelirlerinden hak ettikleri payın ödemesi ya hiç yapılmadı ya da çok geç ve çok az yapıldı. Daha önce, Bakanlar Kurulu kararıyla kira karşılığında tahsis edilen yerleri tahliye etmeleri istendi, bunun için davalar açıldı. 1995 yılında değiştirilen FSEK'e “aynı alanda birden çok meslek birliği kurulabilir” (Md. 42) hükmünün konulması ise en ağır darbe oldu ki  bunun dünyada başka bir örneği bulunmamaktadır. 

 

Bu durumun İLESAM’a yansıması  çok somut ve net oldu: Beş tam zamanlı büro elemanı  düşük maaşlı bir tek sekretere indirildi. Hatta zaman zaman onun da maaşı ödenemedi. Ayrıca başka alanlardaki meslek birliklerinin aksine, tamamen gönüllü ve fedakar çalışma esasına dayalı bir yönetim tarzına geçildi. Başka bir ifadeyle, profesyonellikten uzaklaşıldı. Bu da ister istemez hizmet kalitesini düşürdü. Sonuç olarak İLESAM başlangıçtaki dinamizmini büyük ölçüde kaybetti. 

 

Düşen hizmet kalitesine ve hatta son  yılllarda rakip bir meslek birliğinin varlığına rağmen  üyeleri  İLESAM’a sahip çıkmaya devam etmektedir. Bunun en büyük göstergesi,  istifaların düşüklüğüdür: İLESAM’dan şimdiye kadar toplam 20 kişi istifa etmiştir. İstifaların yıllara göre dağılımı Grafik 3’te verilmiştir.

 

 

 

İstifa etmeseler de, düşen hizmet kalitesine üyelerin aidatlarını ödemede gönülsüz davranmak suretiyle tepki verdikleri anlaşılmaktadır. Nitekim, Grafik 4’de görüleceği üzere, 1988-1994 yılları arasında üyeler aidatlarını fazla fazla ödemişler, bu tarihten sonra ise ödenen ve ödenmesi gereken aidat toplamları arasındaki fark, ödenen toplam aleyhine açılmaya başlamıştır,  bkz. Grafik 5.

 

 

 

 

 

 

 

 ÜYE PROFİLİ

 

  Bir meslek birliğini tanımak şüphesiz onun üyelerini tanımakla hemen hemen eşdeğerdir.  Bu bölümde İLESAM üyeleri hakkında cinsiyet, yaş, doğum, ikamet ve çalışma yerleri, tahsil dereceleri, meslekler ve  uzmanlık alanları (eser verdikleri alanlar) hakkındaki istatistiklere dayalı olarak bir üye profili çizilmeye çalışılmaktadır.

 

886 İLESAM üyesinin %14’ü kadın, %86’sı ise erkektir, bkz. Grafik 6. Ortalama yaş ise 53’tür. Ortalama yaş erkekler için 54, kadınlar için 52’dir. En yaşlı üye 95, en genç üye ise 21 yaşındadır.

 

 

Doğum yerleri (nüfusa kayıtlı olduğu yerler) itibariyle bakıldığında, Hakkari hariç bütün illerden İLESAM üyesi bulunmaktadır[3]. İLESAM üyelerinin nüfusa kayıtlı olduğu, çalıştığı ve ikamet ettiği yer bakımından ilk on il ve sayıları Tablo 1’de verilmiştir. Bu tabloda görüldüğü üzere, doğum yerleri bakımından İstanbul birinci, Ankara ikinci,  Kayseri ise üçüncü sıradadır. Çalışılan ve ikamet edilen şehirler bakımından İstanbul ve Ankara’nın sırası değişmekte, Ankara açık farkla öne geçmektedir.  İstanbul’un İlim edebiyat bakımından büyük potansiyeline ve burada  İLESAM’ın bir şubesi bulunmasına rağmen, İstanbul aleyhine oluşan bu fark İLESAM’ın başarısızlığının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Tabloda, İzmir, Bursa, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır, Antalya gibi büyük üniversite şehirlerinin ya hiç yer almaması ya da alt sıralarda yer alması dikkat çekici ve düşündürücüdür.

 

Tabloda Kayseri, her üç durumda da üçüncü olan sırasını korumaktadır. Başka bir bakış açısıyla,  bu durum Kayseri’nin “iller arası beyin göçü” bakımından tam bir dengede olduğu şeklinde yorumlanabilir.

 

Tablo 1: İLESAM üyelerinin nüfusa kayıtlı olduğu, çalıştığı ve ikamet ettiği yer bakımından ilk on il ve üye sayıları.

Doğum Yeri (İl)

Sayı

İş Şehir

Sayı

  İkamet Şehir

Sayı

İstanbul

112

Ankara

123

Ankara

369

Ankara

81

İstanbul

24

İstanbul

169

Kayseri

50

Kayseri

16

Kayseri

28

Konya

38

Samsun

8

Samsun

20

Yozgat

33

Sivas

5

İzmir

17

Sivas

28

Konya

5

Konya

15

Afyon

27

Yozgat

4

Eskişehir

13

Trabzon

24

Adana

4

Afyon

12

Erzurum

21

Isparta

4

Bursa

10

Denizli

20

Elazığ

3

Malatya

9

 

 

İLESAM üyelerinin büyük çoğunluğunun (%83) yüksek tahsilli olduğu anlaşılmaktadır, bkz. Grafik 7.  Cinsiyetler arasında tahsil dereceleri bakımından kadınlar lehine önemli sayılabilecek farklar olduğu gözlenmektedir.  Bkz. grafikler 8, 9.

 

 

 

 

     Mesleklerle bakıldığında, İLESAM üyelerinin büyük çoğunluğunun şair ve yazar (%49) ve üniversite öğretim elemanı (% 35 ) olduğu anlaşılmaktadır, bkz. Grafik 10. Eğer bu grafikteki %49 paya sahip şair ve yazarlık mesleği, geçimini yazdıkları yazılardan sağlıyor manasında bir kullanım ise, Türkiye’de artık şair ve yazarlığın hakikaten bir meslek olarak gelişmeye başladığını gösterir ki, bu  önemlidir.

 

 

     Bu grafikteki ikinci büyük grup öğretim elemanlarının %42’sinin Profesör, % 17’sinin Doçent, %24’ünün Yardımcı Doçent ve %16’sının Doktor ve  %1’inin de Öğretim Görevlisinden müteşekkil olduğu gözlenmektedir. Bu rakamlar, ortalama yaş rakamları ile birleştirildiğinde yaşlı bir üye profilinin ortaya çıktığı söylenebilir. Peki acaba eser sahipleri gençken daha çok üretmeye, yaşlanınca da bunları korumaya yöneldikleri için mi bu böyledir yoksa İLESAM genç eser sahiplerine ulaşamamakta mıdır? Başka bir ifadeyle, bu sonuç işin tabiatı gereği midir yoksa İLESAM’da mı bir kusur vardır?

 

Uzmanlık alanlarına göre dağılım grafiği (Grafik 12) de ilginç bir manzara ortaya koymaktadır. İLESAM üyesi eser sahiplerinin %75 oranında büyük çoğunluğu Edebiyat, Sosyal ve Beşeri bilimler alanlarında eser vermektedir. Bu grafikten İLESAM’ın diğer bilgi alanlarında üreten kesimlere ulaşmakta başarısız olduğu anlaşılmaktadır.

 

      ESERLER

 

İLESAM veri tabanına  eser künyelerinin girişi devam etmektedir. Şimdiye kadar toplam verinin ancak 1/5’nin girildiği tahmin edilmektedir. Dolayısıyla burada eserlerle ilgili verilen istatistikler bu eksik veriye dayanmaktadır. Bu yüzden bu istatistikler gerçeği tam olarak yansıtmaktan çok fikir vermeleri açısından buraya alınmıştır.

 

Bu yazının hazırlandığı tarihte veri tabanına 10515 (on bin beşyüz on beş) eserin künyesi girilmiş bulunuyordu.  Bunların  %55’i   kitap, %43’ü makale ve %2’si ise tezdir, bkz. Grafik 13.

 

 

 

 

Kitapların türlere göre dağılımına bakıldığında (Grafik 14) bilim (%67) ve şiir (%14) kitaplarının ağırlıkta olduğu görülmektedir. Üyelerin uzmanlık alanlarına göre dağılımından hareketle, bilim kategorisine giren kitapların  ağırlıklı olarak Sosyal ve Beşeri   Bilim alanından olduğu çıkartılabilir.

 

 

 

 

 

Üye başına yaklaşık olarak ortalama 7 kitap ve 6 makale  düşmektedir. İLESAM veritabanına göre  85 kitapla Hüseyin Hüsnü Tekışık en fazla kitabı bulunan üye ünvanına sahiptir.  Kitap sayısına göre ilk ona giren üyeler Tablo 2’de verilmiştir.

 

Tablo 2: Kitap saysına göre ilk on İLESAM üyesi

Üye

Kitap Sayısı

Hüseyin Hüsnü Tekışık

85

Mehmet Önder

84

Sedat Törel

64

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

57

Acar Tuncer

57

Altan Deliorman

52

Mustafa Necati Sepetçioğlu

49

Yusuf Cemal Anadol

44

Nail Tan

43

Saim Sakaoğlu

36

 

 

İLESAM üyeleri, yurt içinde ve dışında 711 değişik dergide makale yayınlamışlardır. Makale sayısına göre birinci dergi Kayseri’de yayınlanmakta olan Erciyes adlı edebiyat dergisidir. İlk ona giren diğer dergiler Tablo 3’te verilmiştir. Tabloda görüldüğü üzere bunlar, edebiyat, sosyal ve beşeri bilim dergileridir. Bu durum üyelerin uzmanlık alanlarıyla ilgili istatistiklerle uyumludur.

 

Tablo 3: Makale sayısına göre ilk on dergi

Dergi Adı

Makale Sayısı

Erciyes

197

Millî Kültür

136

Türk Yurdu

133

Türk Kültürü

131

Türk Edebiyatı

114

Milli Folklor

81

Türk Dünyası Araştırmaları

77

Türk Dünyası Tarih Dergisi

64

Türk Dili

62

A. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi

56

 

TELİF HAKLARI DAVALARI

 

İLESAM’ın üyelerinin haklarını koruma yollarından biri de onlar adına açtığı telif hakları davalarıdır. İLESAM 1989 yılından bu yana 35 telif hakkı davası açmıştır (bu tarihten önceki davalar henüz veri tabanına girilmemiştir). Bu davaların yıllara göre dağılımı Grafik 15’te verilmiştir. Bu davaların büyük kısmı (%55) kazanılmış, çok az bir kısmı (%5) ise kaybedilmiştir. Diğer davalar ise henüz sonuçlanmamıştır, bkz. Grafik 16. Davaların ortalama sonuçlanma süresi  iki yıl olmuştur.

 

 

SONUÇ

 

Temel olarak  üyelerinin haklarını korumak yoluyla, Türkiye’de bilim ve kültürün gelişmesine hizmet etmek amacıyla  Fikir ve Sanat Eserleri (FSEK)  uyarınca 1987 yılında kurulan İLESAM, kuruluşunu takip eden ilk birkaç yılda, o zamanki hükümetin de desteğiyle, çok dinamik bir yapı göstererek hızla büyümüştür. Ancak, 90’lı yılların başında değişen iktidarla birlikte siyasi destek tamamen kesilmiştir. Bu durumun hem olumlu hem de olumsuz sonuçları olmuştur.

 

En olumsuz sonuç, İLESAM'ın büyüme hızının yavaşlaması olmuştur. Eğer siyasi destek sürseydi, İLESAM bugün muhtemelen 5-10 bin üyeli, bilim ve edebiyatın bir boş  zaman uğraşı olarak değil de hakikaten meslek olarak yapılmasını destekleyen, bu yönde çalışılması için talep ve baskı unsuru olan güçlü bir birlik olacaktı.

 

En olumlu sonuç ise İLESAM'ın sivil  bir kuruluş olarak kendi başına ayakta durmasını öğrenmesi olmuştur. Son yıllarda rakip bir meslek birliğinin varlığına rağmen, İLESAM açık farkla alanındaki en büyük meslek birliği olmayı sürdürmektedir. Son zamanlarda yaptığı bilgisayarlaşma çalışmalarıyla, önümüzdeki belki de birkaç yıl içinde 5-10 bin üyeli güçlü bir meslek birliği olma yönünde hamle yapabilecek sağlam bir zemin oluşturmuştur. Bu sayede İLESAM, bu yazıda da örnekleri verildiği üzere kendini daha iyi tanımakta,  güçlü ve zayıf yanlarını daha iyi bilmektedir.

 

İLESAM'ın en büyük güç kaynağı, seçkin bir kitle oluşturan üyeleridir. Ancak bu kitlenin ağırlığı, cinsiyet, yaş grupları, bilim dalları ve bölgesel olarak dengeli dağılmamıştır: Kadın şair, yazar ve bilimcilerle her iki cinsten "genç" eser sahiplerine yeterince ulaşılamamıştır; fen ve mühendislik bilimleri, yaşam bilimleri ve iktisadi-idari bilimler alanlarda yeterli temsil gücü kazanılamamış, özellikle yeni gelişen ancak son derece önemli  bilişim (enformatik) sektörü tamamen ıskalanmıştır; İzmir, Bursa, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır ve Antalya gibi büyük üniversite şehirleri neredeyse İLESAM’ın kapsama alanı dışında kalmıştır.

 

İLESAM’ın nihai hedefi yirmi birinci yüzyılda bilgi toplumları sınıfına geçmiş güçlü bir Türkiye’dir. Bu yüzden İLESAM bu eksikliklerini mutlaka tamamlayacaktır. Bunun nasıl yapılacağına ilişkin stratejiyi ve bu stratejiyi uygulamaya koyacak kişileri de VII. olağan genel kurulunda (5 Ocak 2002) üyelerinin ortak aklı belirleyecektir.

 

 



*İLESAM yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı; Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi; E-Posta: acun@hacettepe.edu.tr; Web: http://yunus.hacettepe.edu.tr/~acun.

[1]Kimlikler, Adresler, Aiatlar ve Telif Hakları davaları ile ilgili bilgiler, İLESAM sekreteri Selma DEMİRCİ, Biyografiler ve eserlerle ilgili bilgiler ise H.Ü. Tarih Bölümü doktora öğrencisi Ahmet DEMİR  tarafından girilmiştir. Ayrıca H.Ü. Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Mustafa ÖZTÜRK de zaman zaman onlara yardımcı olmuştur.  Kendilerine teşekkür ediyorum.

[2]Hem veri tabanının tasarım ve programlaması hem de bu yazı için sorgulamalar “bu satırların yazarı” tarafından yapılmıştır.

 

[3]Hakkari’den de bir  üyesi olmadığı sürece  İLESAM adındaki “Türkiye” ibaresini hak etmiyor demektir. Şaka, şaka.