|
MERAK KONULARI |
||
|
Ben Nedir? Derinin bir çeşit
iyi huylu uru. Bu urlar, kökenlerini derinin en üst veya onun
bir alt tabakasında bulunan melanosit isimli hücrelerden
alırlar. Bu hücreler deriye rengini veren melanin isimli boya
maddesini içerirler. Benler, insanda en sık rastlanan iyi huylu
urlardandır. Derinin hemen her yerinde ve hatta mukozalarda
örneğin ağız içinde dahi görülebilirler. Bazen basit kahverengi
bir leke gibi görülebildiği halde, bazen deriden kabarık, kubbe
biçimli, siğil şeklinde saplı olabilirler. Renksiz oldukları
gibi açık veya koyu kahverengiye hatta siyaha kadar değişen
renklenmeler de göstterirler. Doğuştan mevcut olan benler, bazen
hayatın sonraki evrelerinde de gelişir. Önceleri faal durumda
veya büyüme safhasında olan benler daha sonra durgunlaşır hatta
gerilerler. Ayak tabanı veya tırnak altı gibi yıpranmaya maruz
kalan bölgelerde benlerin kanserleşme ihtimali diğer bölgelerde
bulunan benlere göre çok daha yüksektir. Böyle benlerin,
kanserleşmeleri beklenmeden çıkartılmaları uygun olur.
Sınıftasınız ve hocanız sizi bir iltifatta bulunuyor. Kimimiz daha cümle bitmeden kulaklarımızın ucuna kadar kızardığını hissederiz. Ya da arkadaşlarınızla birliktesiniz ve biri bir fıkra anlatıyor. Katıla katıla gülmekten kendinizi alamıyorsunuz. Birçok farklı durumda vücut farklı tepkiler verir. Peki, ama bu içgüdüsel tepkilerin ortaya çıkma mekanizması ne? Birçok kez bu tepkiler vücudun savunma stratejisinin bir parçasıdır. Gelin bu tepkileri daha yakından tanıyalım GÜLME (En doğal ilaç)
Yüz kaslarını olumlu etkiler.
Kasılıp, ağzımızı, derimizi ve kaşlarımızı gerer. Gülme
sırasında kandaki oksijen miktarı artar ve aynı zamanda ağrı
kesici etkisiyle bilinen endorfin hormonu salgılanır. Endorfin
hormonu; kafatası boşluğunda, beyin tabanında özel bir kemik
oyuk içerisine yerleşmiş hipofiz bezinden salgılanan bir hormon
olup ağrı duymayı bastırma (analjezik) etkisi vardır. Beyin
hücreleri ve merkezi sinir sisteminde etkindirler. İşte bunun
için gülmenin sağlıklı olduğu söyleniyor. TAVUK DERİSİ (Vücudun sıcaklığı koruma çabası) Ani bir sıcaklık
düşüşüne tepki olarak vücudumuz tavuk derisi denen olayla
karşılık verir. Sıcaklık düştüğünde bu bilgi beyindeki sıcaklık
ayarlama merkezine gönderilir. Kılların diken diken olması,
derideki kılcal damarların büzülmesi gibi adaptasyonlar
memelilerin düşük sıcaklık derecelerine donmadan
dayanabilmelerini sağlar. (Adaptasyon; Bir organizmanın belirli
bir çevrede yaşama ve üreme şansını artıran ve kalıtsal olan bir
özellik ya da özellikler topluluğudur.) HAPŞIRMA (Yabancı cisimleri dışarı atma yolu) Hapşırmanın sebebi
öncelikle toz. Gözle görülmese de toz tanecikleri burun
mukozasını kolayca tahriş edebilir. Yabancı cisimlerin bulunması
burun ve boğazda bulunan sinir uçları tarafından tespit edilir.
Sonra bu bilgi solunumu kontrol eden beyin merkezine yollanır ve
bu merkez hapşırma reaksiyonunu meydana getirir. Adım adım
hapşırma hareketi şöyle olur: her şey burnun tahriş olmasıyla
başlıyor. Tahriş olan burun mukozası burundan nefes almayı
engeller. Bu noktada ağız büyük açılır, gözler kapanır,burun
delikleri büyür ve ağızdan derin nefes alınır. Her şey birkaç
saniye sürer. Bunun ardından solunum kasları hava girişlerini
kapatır ve ciğerlerde inanılmaz bir basınç ortaya çıkar. İşte bu
anda hapşırma patlak verir ve saatte 180 km hızla ciğerlerdeki
hava boşaltılır. HIÇKIRIK (Doğal rahatlama hareketi) Hıçkırık
genellikle fazla veya çok hızlı yediğimizde veya çok soğuk bir
şey içtiğimizde ortaya çıkar. Bu durumlarda diyafram kontrolsüz
olarak kasılır ve derin nefes alma ihtiyacı ortaya çıkar. Bu
beklenmedik derin soluma hareketi ses tellerini kapatır ve
hıçkırık sesini ortaya çıkarır. ESNEME (Vücudun uykuya direnişi) Esnemeyle ilgili
çeşitli açıklamalar vardır. En doğru tanımı derin ve
yavaşlatılmış bir nefes verme olarak görenidir. Daha önceden
esneme vücudun ciğerlerdeki oksijen miktarını artırmak için
ortaya çıkardığı bir tepki olarak görülüyordu. Kramplar dolaşım
sisteminin bozukluğu olarak, kasların kontrolsüz ve ağrı verici
bir şekilde kasılmasıdır.
Kramplar vücuttaki
kalsiyum ve magnezyum eksikliğine de işaret edebilir. Bu iki
mineral kasların esnekliğini sağlar. Bunların eksikliği ise
kasların rahatsızlığına yol açabilir. Kramplar kolay geçen
rahatsızlıklardır. Bu tür rahatsızlıklarda, sodyum ve kan
dolaşımını hızlandıran mineralleri içeren besinler
tüketilmelidir. Laktik Asidin Oluşumu: Zor ve uzun süreli hareketler sırasında, kan hücreleri kana yeteri kadar oksijen taşıyamaz. Glikoz laktik aside parçalanır.
Laktik asit, sinir uçları ile kas tellerinin arasını kapayarak uyartının iletilmesini engeller. Buna kas yorgunluğu denir.dinlenme anında kana yeteri kadar oksijen gelir. Laktik asidin çoğu glikojene dönüşür., bir kısmı da kreps devrine girerek CO2 ve H2O ya parçalanır. Açığa çıkan enerji keratinfosfatta depolanır. YÜZ KIZARMASI (Utanç işareti) Herkesin başına
gelebilse de bundan en çok duygusal bakımdan daha zayıf olan
kadınlar ve gençler şikayetçidir. Belli bir duyguyu veya
düşünceyi saklamakta zorlanan kişiler, bu tür bir deri
tepkisiyle karşı karşıya kalabilirler. GÖZYAŞLARI (Kuvvetli bir antibakteriyel) : Gözün görmeyi sağlayan ve koruyucu görevi yapan iki bölümü vardır. Korumakla görevli olan yapılar kaşlar, göz kapakları, kirpikler, gözyaşı bezleri yağ bezleri ve göz yuvarlağını göz çukuruna bağlayan, hareketi sağlayan kaslardır. Görmeyi sağlayan kısımları ise reseptörler, mercek ve sinirlerden oluşmuştur. Gözyaşlarının en önemli görevi gözlerin temizliğini sağlayarak, onları hastalıklardan korumaktır. Gözyaşı gözde bulunan küçük birer salgıbezsi tarafından üretilir. Gözyaşlarının içinde su, tuz ve yağların yanı sıra antibakteriyel tanınan ve lizozom denen bir madde bulunur. Gözkapağını ise bir cam sileceği olarak görebiliriz. Bu doğal silecek her 15 saniyede bir gözün önüne geçip onu ıslatır. Gözyaşları, bir hastalık olarak ortaya çıkmadığından kuvvetli bir duygu, büyük bir üzüntü, sevinç veya heyecana tepki olarak oluşur. Bu duyguların sinyallerini alan beyin, gözyaşı salgılanması için komut verir. Ağladıktan sonra insan kendini genellikle rahatlamış hisseder. Bunun nedeni gözyaşlarına neden olan stres fiziksel bir reaksiyonla atılıp ortadan kaldırılmış olur. Bu da kendimizi iyi hissetmemizi sağlar. |
|
|
|
|
||
|
|
||