SAÇ DÖKÜLMESİ VE KELLİK SORUNU


  

Kafamızda ortalama olarak 100.000-150.000 arasında saç kökü vardır.Ortalama olarak günde yaklaşık 50-100 saç normal olarak dökülür.Bunun nedeni saç köklerinin de bir yasam döngüsünün olmasıdır.Saç köklerimizin %90 i aktif haldedir ve köke tutunan saç telinin büyümesini sağlarlar.%10'u ise dinlenme halindedir.Dinlenme döneminin sonunda saç teli dökülür.Saç köklerinin aktif dönemi 2-6 sene ,dinlenme dönemi ise 2-3 ay sürer.Dökülen saç telinin yerini aynı saç kökünden büyüyen yeni bir tel alır ve ayni süreçler baştan tekrarlanır.
Sorun yaratan durum ise saçların önlenemeyen ve yerine konulamayan kayıplarıdır.Erkeksi saç kaybı da denen bu sorunun tıptaki karşılığı AGA'dir.( Androgenetik Alopesi )İsminde erkek tanımlaması yapılsa da bu tip saç dökülmesi kadınlarda da görülür.
 

Kimlerin Saçı Daha Fazla Dökülür ?
Beyaz erkeklerde saç dökülmesi genetik eğilim taşımakta ve bu kişilerin %96'da farklı derecelerde saç dökülmesi görülmektedir.Beyaz erkekler bu sorunla siyah erkeklere göre 4 kat daha fazla karsılaşmaktadır.
Diğer bir faktör de yaştır.Mesela 50 yaşındaki beyaz kadınların %50'sinde AGA tipi saç dökülmesi görülmektedir.35-40 yaşları arasında bu oran %27 civarındadır.
Erkeklerde saç kaybı , ergenliğe giriş döneminden sonra , yani erkeklik hormonları artmaya başlayınca ve kişinin de genlerinde saç dökülmesi kodlanmışsa başlıyor.Kayıp ilk olarak sakak ve alın bölgelerinde açılmalarla ortaya çıkıyor.Yine genetik yatkınlığa bağlı olarak bu dökülme alanı sinirli kalabiliyor veya daha da genişleyebiliyor.Kadınlarda ise alın köşelerinden saç dökülmesi genelde görülmez ve saç çizgisi korunur.Buna karşın genel bir saç dökülmesi ve seyrelme de olabilir.Genelde tepe bölümündeki saçlar seyrekleşir ve dökülmenin ciddiyetine göre tepedeki saçsız alan genişler.
Bayanlarda saç dökülmesi hormonal değişikliklerden etkilenir.Özellikle doğum kontrol hapı kullanımı,doğum sonrası,menopoz dönemi ve sonrası gibi vücutta hormonal değişimlerin yaşandığı evrelerde saç dökülmesi artabilir.Hem kadinlarda hem de erkeklerde ailede saç dökülmesinin görülmesi ( genetik yatkınlık ) ve cinsiyet hormonlarının fazlalığı saç dökülmesini etkiler.Saç dökülmesi anne veya baba tarafından alınabilir.Bunların yanında aşağıdaki nedenler saç dökülmesine neden olabilir :
" Talyum,vitamin A ve retionid içeren ilaçların kullanılması
" Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar
" Hipotiroidi
" Hipertiroidi
" Çeşitli element eksikleri
Yukarıda sayılan durumlar ve hastalıklardan sonra saç dökülmesi 3-4 ay daha devam edebilir.Bu dönemden sonra saç tekrardan uzamaya baslar.
 

Yanlış Saç Bakimi ve Kozmetik Kullanımı :
Çoğu kişi saç boyaları,renk açıcılar,jöleler gibi kimyasal maddeleri kullanmaktadır.Bu maddeler doğru bir şekilde kullanıldıkları zaman nadiren saçlara zarar verir.Fakat çok sik kullanılırlarsa saç zayıflar ve kırılmaya baslar.Bunun yanında saç kırılmalarını önlemek için bu tür kimyasal maddelerin saçta çok uzun süre bırakılmaması veya iki ayrı uygulamanın ayni günde yapılmaması gerekir.Ayni şekilde renk açma işlemi birden çok defa ayni saçta tekrarlanmamalıdır.Saçlar bu kimyasal uygulamalar nedeniyle kırılgan bir hal almışsa en iyisi saçlar uzayana ve kendini toparlayana kadar bu işlemlere ara vermektir.
At kuyruğu veya saç örme sırasında saçlar çok gergin olmamalı,problemlere yol açıyorsa saçları daha gevsek bırakan saç stilleri uygulanmalıdır.Özellikle başın yanlarındaki saçların sürekli gergin halde olması saç dökülmelerine sebep olabilir.
Sık şampuanlama ve fırçalama da saçların kırılarak zarar görmesine neden olabilir.Şampuandan sonra uygulanan bir saç kremi veya conditioner saçların sekil almasını kolaylaştırdığı gibi zarar görmelerini de önler.Saçlar ıslakken daha kırılgandır.Bu nedenle bir havluyla kaba ve sert bir şekilde kurulamak veya ayni şekilde fırçalamak ıslak saça daha çok zarar verir.Geniş yumuşak uçlu fırçalarının kullanılması saçın zarar görmesini engeller.
 

Gebelik ve Doğum Sonrası :
Hamilelik döneminde saç büyümesi artar fakat bebek doğduktan sonra çoğu saç kökü dinlenme dönemine girer.Doğumdan iki veya üç ay sonra çoğu anne fırçalarken veya tararken saç dökülmesinin arttığını far keder.Bu durum geçici olup genelde 6 ay içersinde düzelir.
 

Yüksek Ateş,Ciddi Enfeksiyonlar ve Grip:
Ağır hastalıklarda ve ateşlenmelerde de saç kökleri dinlenme dönemine girer.Bu durum hastalıktan 4 hafta veya 3 ay sonra fark edilir.Geçici bir dökülme olup çoğunlukla kendiliğinden düzelir.
 

Yemeklerle Yetersiz Protein Alınması:
Kilo kaybetmek için protein içeriği çok az olan dietler uygulayanlar veya değişik beslenme alışkanlıklarına sebep olan kişilerde protein eksikliği görülebilir.Vücut saç köklerini dinlenme dönemine sokarak proteinden tasarruf etmeye baslar.İki veya üç ay sonra yaygın saç dökülmesi görülebilir.Ayrıca saçlar köklerinden kolayca ayrılmaya baslar.Bu sorun proteinli gıdaların tüketilmesiyle ve dietlerde gerekli protein miktarının alınmasıyla düzelir.
 

İlaç Tedavisi:
Aşağıdaki ilaçlar ve hastalıklar için kullanılan ilaçların bazıları geçici saç dökülmelerine neden olabilir.
" Gut
" Artrit ( Eklem Iltihabi )
" Depresyon
" Kalp Hastalıkları
" Yüksek Tansiyon
" Yüksek Doz A Vitamini
 

Tiroid Hastalığı:
Tiroid hormonunu üreten bezin aşırı veya az çalışması da saç kaybına neden olabilir.Doktorunuz bu durumu araştırmak için bazı laboratuar testleri isteyebilir.Gerekli tedavi uygulandığında bu hastalıktan kaynaklanan dökülme de düzelir.
 

Kanser Tedavisi:
Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bazıları saç kökü hücrelerinin bölünmesini önler.Bu nedenle hastalar saçlarının %90'nini tedaviden yaklaşık bir ile üç hafta sonra kaybetmeye başlarlar.Bu durum geçici olup tedavi bittikten sonra düzelir.
 

Doğum Kontrol Hapları:
Doğum kontrol hapı kullanırken saçları dökülen kadınların genetik açıdan saç incelmesine yatkınlıkları vardır.Eğer saç incelmesi görülürse kadın doğum uzmanına başvurulup başka bir doğum kontrol hapının kullanılması talep edilebilir.Doğum kontrol hapı kullanımından yaklaşık iki veya üç ay sonra saçlar dökülmeye baslar.Doğum sonrasında olduğu gibi ilaçlar kesildikten sonra saçlar altı ay içinde genelde eski hallerine geri dönerler.
 

Düşük Kan Demiri:
Bazen demir eksikliği de saç dökülmesine neden olabilir.Bunun nedeni yemeklerle birlikte yeteri kadar demir alınmaması ya da alınan demirin sindirim sistemi tarafından iyi emilememesi olabilir.Adet kanamaları fazla olan kadınlarda da demir eksikliği görülebilir.Demir eksikliği laboratuar testleri tarafından belirlenebilir ve alınan demir içeren haplarla tedavi edilebilir.
Büyük Ameliyatlar/Kronik Hastalık
Ağır bir ameliyat geçiren kişilerde ameliyattan bir ile üç ay sonra saç dökülmesinde artma görülebilir.Bu durum genellikle birkaç ay içersinde düzelir ama ciddi kronik bir hastalık söz konusuysa saç dökülmesi kalıcı olabilir.
 

Saç Derisinin Mantar Hastalıkları:
Bu hastalıkta genelde saç derisinde yama tarzında dökülmeler olur.Ayrıca bu bölgede kızarıklık,şişkinlik ve akıntı da olabilir.Bulaşıcı bir hastalıktır ve genelde çocuklarda görülür.Ağızdan alınan haplarla düzelir.

Saç Kopartma (Trichotillomania):
Çocuklar ve bazen erişkinler saçlarını,kaslarını veya kirpiklerini kopana dek çekiştirirler.Çocuklarda kötü sonuçları açıklandığında düzelen bir davranış olup erişkinlerde psikiyatriste başvurmayı gerektirebilecek ciddi problemlerin veya aşırı düzeyde ruhsal gerilimin bir sonucu olabilir
 

Tanı:
Dermatolojistiniz saçınızı incelemek için bir mikroskopla birkaç saç telinizi inceleyebilir veya daha iyi bir inceleme için saç derisi biyopsisi alabilir.
Bunun yanında yukarda sayılan nedenler de saç dökülmenizden sorumlu olabileceğinden bir kan testi yaptırmanızı isteyebilir.
 

Saç kökü nakli :
Doğru Zamanlama : Bu tedavinin en iyi sonuçları vermesi için saç dökülmesinin belirli bir sekil alması gerekli.Eğer bir kişide dökülme yeni başlamışsa ve saç kökü nakli uygulanırsa dökülme devam edeceğinden doğal olmayan sonuçlar alınabilir ve bu durum normal saç dökülmesinden çok daha fazla göze batar.Bu nedenle saç kökü nakli uygulanacak kişideki dökülmenin sınırlarını çizmiş olması önemlidir.20-25 yasındaki kişilerde aşırı bir dökülme yoksa ilaç tedavileriyle varolan saçların korunması sağlanabilir.
 

Seans Şayisi : Tek seansta bitirilen bir saç kökü nakli işleminden sonra nakledilen saç köklerinin ölme olasılığı yüksek.Bu nedenle birden çok seansta seans basına maksimum 750-1000 kök nakledilmesi öneriliyor.Bunun nedeni tek seansta kafa derisine yapılan fazla sayıda keşiyle deri beslenmesinin bozulabilmesi.
Nasıl uygulanıyor ? : Nakilde genelde basın arka kısmıyla yanlarında bulunan ve erkeklik hormonlarından etkilenmeyen alanlardan sağlıklı kökler alınıp bos alanlara ekiliyor.Ekilmeleri için saç derisinde mikro düzeyde keşiler yapılıyor.Yöntem lazerle veya makro-mikrogreft teknikleriyle uygulanabiliyor.Lazerle uygulamada saç köklerinin yerleştirileceği alanlar lazerle açılıyor.Mikrogreftlerde 1-2 makrogreftlerde 3-4 saç kökü açık alana taşınıyor.
Nakilden Sonra : Öncelikle her nakledilen saç kökü yasamayabiliyor.Bu durum bir çok faktöre bağlı.Hekimin tecrübesi,kullanılan malzemeler gibi hastanın saç derisinin iyi beslenmesi,süregelen bir hastalığının olmaması bu faktörler arasında sayılabilir.Tek seanslık uygulamaların sonrasında yukarıda belirtildiği gibi daha çok saç kökü ölüyor.
Ayrıca nakilden sonra saç dökülebiliyor fakat bunun nedeni saç kökünün basta belirttiğimiz dinlenme evresine girmesi.Yani yaklaşık 3 aylık bir süreden sonra saç teli yeniden uzamaya başlıyor.
Saç Derisi Germe,Esnetme : Bu teknikle genelde basın tepesindeki saçsız bölge derisi kesilip uzaklaştırılıyor ve yanlarda bulunan saçlı deri ortada birleştirilip dikiliyor.Böylece açık alan ortadan kaldırılıyor.Gerektiğinde bazı hekimler bir balonla ilgili deriyi esnetip 3 ay sonra ameliyatı gerçekleştiriyorlar.Diğer bir yöntem de özellikle önde saçsız alan varsa "flaş" tekniği.
 

Diğer yöntemler :
Yapay Saç : Amerika marketlerinde pazarlanan ve Avustralya merinos yün liflerinden üretilen yapay saç lifleri insan saçının yapısına benzerliği nedeniyle tercih edilmiş.Lifler istenildiğinde uygulanıyor ve geçici bir çözüm.Yağmurlu havalara ve tere dayanabiliyorlar.Lifler artı ve eksi olarak elektrikle yüklenip varolan saç teline yapıştırılıyor.
Gelecek :Yapılan araştırmalarda saç köklerinin geliştiği öncü hücrelerin laboratuar ortamında çoğaltılması ve böylece sinirsiz saç kökü elde edilmesi hedefleniyor.Fakat bu araştırmaların sonuç vermesi için 10-15 yıllık bir süreye ihtiyaç var.Saç sistemleri mevcut saçın içine yerleştirilip yapıştırılarak, bantlaşarak veya saçlı deri içinden tutturularak kullanılabilmektedir. Saç sistemleri her birkaç haftada bir kişinin kendi saçının kesilmesi ve sistemin tekrar sıkıştırılması için ziyaret gerektirir.
 

Erkek Tipi Saç Dökülmesi: Erkek Tipi Saç Dökülmesi erkeklerdeki en yaygın saç dökülmesi tipidir. Erkek tipi saç dökülmesinde başınızın tepe kısmındaki ve sakaklardaki saçlarınız cılızlaşmaya başlar. Zaman geçtikçe sakaklardaki saçlar daha da geriler, sadece başın ön kısmın ortasında saç kalır ve tepe kısmında giderek daha da kelleşen bir bölge ortaya çıkar.
Daha sonra başın ön ve tepe kısımlarında saçların döküldüğü bölgeler yan yana gelir ve başın tepe kısmı iyice kelleşir.En sonunda tek geriye kalan başın yan taraflarında ve arkasında kalan saç siniridir.Erkek tipi saç dökülmesi birçok erkek için istenmeyen ve stresli bir deneyimdir.Bu durum, bazı erkeklerde yirmili yaşların başında ortaya çıkar.Erkek tipi saç dökülmesi (androgenetik alopesi) 25 yaşına kadar erkeklerin %25 'ini, 40 yaşına kadar %40'ini, 50 yaşına kadar %50'sini etkileyen ve erkeklerde en sik rastlanan saç dökülmesi tipidir.
 

Neden? Suçlu Genler!..
Erkek tipi saç dökülmesi genellikle kalıtımsaldır ve birçok erkek için gerçek bir endişe kaynağıdır.Erkek bu özelliği annesinin ve babasının soy ağacındaki bireylerden alır. Eğer genetik olarak saçınızı kaybetmeye programlandıysanız ve saç kaybınız için hiçbir şey yapamıyorsanız uzun dönemde saçınızı koruma şansınız çok azdır.
Erkek tipi saç dökülmesi normal saç döngüsünün dışında bir durumdur. Androgenetik alopesi, adından da anlaşılacağı üzere genetik nedene bağlıdır.


DHT: "Kötü" Testosteron:
DHT vücuttaki pek çok erkeklik hormonundan biridir. DHT bir erkeğin yaşamının erken dönemindeki gelişim aşamalarında önemlidir; ancak, erkekler yaşlandıkça saç dökülmesinin nedeni haline gelmeye baslar. DHT saç folikülünü gözle görülebilir saç üretemeyecek şekilde küçültür.DHT erkek tipi saç dökülmesinde önemli bir rol oynar. DHT 'nin Oluşumu DHT'nin saç folikülüne etkisi erkek tipi saç dökülmesi DHT (dihidrotestosteron)'un kil foliküllerine olan aktivitesinden kaynaklanmaktadır.
İnsan saçı normalde büyüme, dökülme ve yeniden büyümeyi içeren bir döngüyü izler. Ancak artmış DHT düzeylerinin büyüme evresinin kısalmasına ve saçın dökülmesi için gereken sürenin kısalmasına katkıda bulunduğu düşünülmektedir, . Bu durum saçların cılızlaşmalarına yol açar.DHT'nin katkısının olduğu durumlar;
Saçın büyüme evresinin kısalması
Saç foliküllerinin ilerleyen minyatürizasyanu
Terminal saç sayısında azalma
DHT'yi Baskılamak Artık Mümkün.DHT miktarı azaltılarak erkek tipi saç dökülmesinin önlenebildiği ve bazı erkeklerde saçın tekrar büyüyebileceği yapılan araştırmalarla gösterilmiştir. Bu bulguların sonucunda, bilim adamları yeni bir tedavi geliştirmişlerdir. Bugün erkek tipi saç dökülmesinin tedavisi için daha önce hiç olmadığı kadar çok seçenek vardır.
 

ANDROJENIK ALLOPECIA (ERKEKSI SAÇSIZLIK)
Erkeksi saçsızlık denilen Androjenik Allopesinin oluşumu insan genetiğinin ve hormonlarının yapısı ile ilgilidir.Tamamen hormonlarımızın etkisiyle ve müdahalesi söz konusu olmayan bir organ kaybıdır.Çünkü saç köklerinin her biri kendi başlarına işlev gören organlar olarak adlandırılmaktadır.
Genellikle erkeklerde tepe ve alin kısmında saç kökü kaybı nedeniyle saçsızlık veya saçlarda bariz seyrelme görülürken ense üzerinde, iki kulak arasında saç kökü kaybı oluşmamakta ve sik saçlı bir doku yapısı bulunmaktadır.Buna halk arasında KRAL TACI adıda verilir.Bunun nedeni insan genetiğinde iki tip saç kökü yapısı bulunmasındandır. 1.tip saç kökü karakteri dökülme özelliği taşır ve alin üzerinde tepede bulunur.Bu yapıda ki saç kökleri erkeklerde bulunan testesteronun (erkeklik hormonu) kanda yükselmesiyle dökülmeye baslar ve bir daha kesinlikle saç çıkmaz. Çünkü bu durum saç kökünü yok eder. Saç kökü kaybı oluşturduğu için saçlanmayı beklemek boşuna bir çabadır.Bu nedenle saç çıkarmak amacı ile hazırlanmış tüm ilaç ve losyon tipi uygulamalar anlam kazanamaz.Her bir saç teli ayni zamanda bir saç köküdür.Kök olmadığı zamanda saçın uzaması söz konusu olmaz.Tamamen hormon ve genetik biçimlenmiş ile ilişkili olduğundan müdahale edilmesi başka riskler taşımaktadır.Medikal tip alanı bu konuda hazırlanmış herhangi bir ilacı hormonal dengeyi bozma riskinden dolayı önermemektedir.Bu durum birinci tip saç kökü için geçerlidir.
2.tip genetik yapıya sahip olan saç kökü ise testesteron hormonu yükselmesinden etkilenmemekte ve bu nedenle dökülme özelliği taşımamaktadır.Tüm bu olumlu yapısından dolayı saç kökü transplantasyonu (nakili) işleminden sonra herhangi bir dökülme olmamaktadır.Saç ekiminin basarisi bu genetik yapıdan dolayıdır.Saç ekimi genetik olarak dökülme özelliği olan saç köklerinin saç kökü kaybı (saçsızlık) oluşmuş alanlara naklini içerir, işlemin esasi budur.
İşlemin esasına uygun olarak kaybolan saç köklerinin olduğu açılmış yada seyrelmiş alanlara dökülme özelliği olan ve ense üzerindeki iki kulak arasından alınan saç kökleri nakledilir.İki kulak arasında ense üzerinden dökülmeme özelliği olan 2.tip saç köklerinin bulunduğu uzun ince bir doku parçası alınır, alınan doku parçasının yeri estetik dikiş (sütur) ile kapatılır. Bu bölgede ince dantel ipliği kalınlığında bir iz kalır.Bu da üzerinden saçlar saçlar çıkınca kapanır.
Alınan bu doku parçasından saç köklerinin canlı kalma özelliği gözetilerek steril şartlarda doku tek veya ikili üçlü köklere ayrılır.Bu tek saç köküne ayrılmış doku parçasına (micro graft) ikili, üçlü saç köküne ayrılmış doku parçasına da (mini graft) denir.İşlemin bu kısmında en önemli konun ayrılan saç kökü graft'lerinin (parçalarının) canlı olmasıdır.Çünkü işlemimiz tam anlamıyla canlı saç kökü naklidir.Hiçbir yapaysuni metaryal söz konusu değildir.Kişinin kendi canlı saç kökü yine kendi üzerinde yer değiştirmesi ile ifade edilebilir.Bu nedenle doku nakli kendi dokusu ile yapıldığından herhangi bir doku reddi reaksiyonu göstermez.Saç naklinin hiç bir yan etkisi yoktur.Yaptığımız işlemde saç nakli ekibinin becerileri ile mikro graft sistemi esastır.Çalışma mikro dokuların yine mikro saç kanallarına ekimini içerir.Daha önceden bahsettiğimiz gibi işlem steril ve hijyenik çalışma ile yapılır.Bu saç nakli ekibimizin çalışma prensibidir.
Androjenler (testosteron, dihidrotestosteron) erkek tipi saç dökülmesi oluşumunda gereklidir.

Erkek tipi saç dökülmesinde kalıtsal gen geçişi esastır. Erkek tipi saç dökülmesi olan erkeklerde saç kaybı, ergenliğe geçiş sonrası androjenlerin yükselmesi ile herhangi bir zamanda başlayabilir.Genellikle ilk değişiklik sakak ve alin köse bölgelerindeki gerilemedir. Bu gerileme erişkin erkeklerin %95'inde görülür. Bu oran içerisinde sadece sakak ve alin köse bölgelerindeki gerileme ile kalan daha ileri safhalara geçmeyen erkekler de vardır.Saç kaybının yas artışı ile sınırlanma eğilimine rağmen, erken yasta erkek tipi saç dökülmesi olan erkeklerde saç kaybının miktarı ve gidisinin öngörülebilmesi mümkün değildir. Genel olarak, saçlarını 20'li yaşlarında kaybedenlerde, saç dökülmesinin ileri derecede olacağı söylenebilir. Bazı erkeklerde, erkek tipi saç dökülmesinin başlaması 40'li yaslara kadar gecikebilir. Hatırlamada kolaylık olarak genellikle yas ile dökülme yüzdesi rakamı karsılaştırılabilir. Bu oran kullanılarak 50'li yaslarındaki bir erkekte %50 oranında değişen derecelerde erkek tipi saç dökülmesi görülmesi beklenebilir.Erkek tipi saç dökülmesi oluşumunda androgenlerin gerekliliği ortaya konmuştur. Erkek tipi saç dökülmesi oluşması için mevcut androgen miktarının normalden daha Fazla olması gerekli değildir.Androgenler normal miktarda bile olsalar eğer saç dökülmesi geni mevcutsa, erkek tipi saç dökülmesi oluşacaktır.Koltukaltı ve pubis kıllarının gelişimi testosterona bağımlıdır. Sakal gelişimi ve erkek tipi saç dökülmesi dihydrotestosterona (DHT) bağımlıdır.Testosteron, 5a-reductase enzimi ile DHT'ye dönüşür. Reseptörler androgenleri bağlayan hücrelerin üzerinde bulunurlar. Bu reseptörlerin DHT'ye, testosteron'a, östrojen'e ve progesteron'a afinitesi vardır. DHT reseptöre bağlanarak hücrenin içine girer ve hücrenin nukleusunda DNA tarafından protein oluşumunu etkiler. Sonuç olarak saç folikülünün büyümesi durur. Erkek tipi saç dökülmesinde saç gövdeleri giderek minyatürlesirler, zaman içinde çapları ve boyları azalır. Etkilenen alanda zamanla süreç tamamlanır ve ince (vellus) saçlar (tüyler) alanı kaplar.Minyatürizasyon ile pigment (renk) oluşumu da sonlanır, ince saçların rengi açılır. Açık renk ve minyatürleşmiş saçlar ile bölge açık görülür. Zamanla, bu bölgedeki tüm saç folikülleri tamamen kaybedilir.Erkek tipi saç dökülmesi kalıtsal bir durumdur ve gen hem anne hem de baba tarafından geçebilir. Kalıtsal geçisin sadece anne tarafından olduğuna dair inanış tamamen yanlıştır.
Özetle, erkek tipi saç dökülmesi (Androgenetic Alopecia) androgenlerin normal miktarlarda olduklarında oluşabilen genetik bir durumdur. Gen anne ya da baba tarafından geçebilir. Saç dökülmesinin başlangıcı, oranı ve derecesi önceden belirlenemez. Dökülme yasla birlikte artar ve ilerleyicidir.Kadın tipi saç dökülmesi aşağıdaki nedenlerle erkek tipi saç dökülmesinden farklıdır.Genellikle erkeklerden daha geç yasta, yirmili yaşların sonu ile kırklı yaslar arasında, görülür. Genellikle, doğum kontrol hapı kullanımı, doğum sonrası, menopoz dönemi civarı ve menopoz sonrası gibi hormonal değişiklik zamanlarında görülür. Alin köselerinde açılma (gerileme) erkeklere oranla çok az görülür. Kadınlarda saç çizgisi genellikle yerini korur. Erkeklerdeki gibi tüm saçlı deride saç dökülme riski vardır.
Erkeklerdeki önden açılmaya zıt olarak kadınlarda genel bir seyrelme görülür. Kadınlarda da erkeklerdeki kadar sık görülmektedir. Kadınlardaki saç kaybı özellikle menopoz döneminde belirginleşir. Androgenler, erkeklerde saç kaybı oluşturan ayni mekanizma ile kadınlardaki saç kaybından sorumludur. Kadınlar, overler ve adrenal bez ile az miktarda androgen üretirler.Overler ve adrenal bez dışında androgenlere dönüştürülen prehormonlar da overlerde oluşturulur. Kadınlar, kadın tipi saç dökülmesi nedeni ile nadiren bir bölgede saçlarının tamamını kaybederler. Eğer kaybederler ise sebep olarak altta yatan patolojik bir başka neden aranmalıdır. Kadında, içinde etkilenmeyen saç bölgeleri olan, saç folikülü minyatürizasyonu gelişimi daha nadirdir. Normal kalınlıktaki saçlar, ince, küçük çaplı saçlarla karışık olarak bulunur. Sonuç; total saç kaybından ziyade saç yoğunluğunda azalmadır. Saç büyüme siklusu erkeklerdeki gibi etkilenir. Büyüme (anagen) fazı kısalarak kısa saçlarda artış ve dinlenme (telogen) fazı artarak saç seyrekliği görülür. Saç kaybının, anormal hormon azlığı ya da fazlalığından olduğu düşünülüyorsa, hormon seviyeleri ölçülmelidir.
 

Kadın tipi saç dökülmesi: Kadın tipi saç dökülmesi aşağıdaki nedenlerle erkek tipi saç dökülmesinden farklıdır.Genellikle erkeklerden daha geç yasta, yirmili yasların sonu ile kırklı yaslar arasında, görülür. Genellikle, doğum kontrol hapı kullanımı, doğum sonrası, menopoz dönemi civarı ve menopoz sonrası gibi hormonsal değişiklik zamanlarında görülür. Alin köselerinde açılma (gerileme) erkeklere oranla çok az görülür. Kadınlarda saç çizgisi genellikle yerini korur. Erkeklerdeki gibi tüm saçlı deride saç dökülme riski vardır. Erkeklerdeki önden açılmaya zıt olarak kadınlarda genel bir seyrelme görülür. Kadınlarda da erkeklerdeki kadar sik görülmektedir. Kadınlardaki saç kaybı özellikle menopoz döneminde belirginleşir. Androgenler, erkeklerde saç kaybı oluşturan ayni mekanizma ile kadınlardaki saç kaybından sorumludur. Kadınlar, overler ve adrenal bez ile az miktarda androgen üretirler.Overler ve adrenal bez dışında androgenlere dönüştürülen prehormonlar da overlerde oluşturulur. Kadınlar, kadın tipi saç dökülmesi nedeni ile nadiren bir bölgede saçlarının tamamını kaybederler. Eğer kaybederler ise sebep olarak altta yatan patolojik bir başka neden aranmalıdır. Kadında, içinde etkilenmeyen saç bölgeleri olan, saç folikülü minyatürizasyonu gelişimi daha nadirdir. Normal kalınlıktaki saçlar, ince, küçük çaplı saçlarla karışık olarak bulunur. Sonuç; total saç kaybından ziyade saç yoğunluğunda azalmadır. Saç büyüme siklusu erkeklerdeki gibi etkilenir. Büyüme (anagen) fazı kısalarak kısa saçlarda artış ve dinlenme (telogen) faizi artarak saç seyrekliği görülür. Saç kaybının, anormal hormon azlığı ya da fazlalığından olduğu düşünülüyorsa, hormon seviyeleri ölçülmelidir.

MEHMET YİĞİT, ERCAN İZGİ

 

 

 

 

 


[Anasayfaya Dönüş]