|
UYUŞTURUCULAR VE İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
|
||
|
|
Beynimizde hissetmemizi ve hareket etmemizi sağlayan bir çok kimyasal madde vardır.Kötüye kullanılan ve bağımlılık yapan bir çok madde farklı yollarla beyine ulaşarak normal olan hissetme biçimimizi değiştirirler.Vücuda giren bu maddeler normal olan sağlıklı vücut işlevlerini bozarlar ve onları olumsuz etkilerler. İnsan beyni bir konuyu düşünmeye başladığında bir seri kimyasal reaksiyon birbiri ardına işlemeye başlar.Karaciğer ve böbrek gibi organların işlevleri kimyasal tepkiler tarafından kontrol edilmektedir.Benzer çalışma biçimi beyin ve santral sinir sisteminin geri kalan kısmında da (omurilik,ellere ve ayaklara giden sinirler) kendini göstermektedir.Bu nedenle duygularımızı değiştirmek için alınan bir maddenin beynimizde süre giden işlevleri etkilemesi beklenilen doğal bir tepkidir.Aynı zamanda bu maddelerin bazı uzun süreli etkileri, şizofreni ve depresyon gibi ruhsal bozukluk biçimlerine de benzemektedir. Kötüye kullanılan bütün maddelerin temel etkileri beyinde olmaktadır.Beyine ulaşabilmek için izledikleri yollarda görülen farklılıklar etkileme sürelerini ve etki şiddetlerini belirtmesi açısından önemlidir.Her kullanım biçiminde maddeler beyine kan dolaşımı yoluyla ulaşır ve her kullanım biçiminin kendine özgü tehlikeleri vardır. Maddelerin vücuda
dolayısıyla beyine alınma yollarını aşağıda ki şekilde
sınıflandırabiliriz; Beyin hücreleri aslında birbirlerine değmezler.Bunun yerine hücreler arasında sinaps adı verilen ufak bir boşluk vardır.Bu nedenle bir hücre diğer bir hücreye etki etmek istediğinde bu boşluğa bir şekilde kimyasal maddeler salgılar.Bu kimyasal maddeler ise ufak algılayıcılar(reseptörler) tarafından algılanır ve uyarılırlar.Bu sayede ikinci hücrede istenilen etkiler ortaya çıkar. İşte uyuşturucu maddeler; beynimizde bulunan bu ufak algılayıcıların normal durumlarını bozar ve yaşadıklarımızı yanlış algılamamıza sebep olur.Yani uyuşturucu madde kullanan bir insanın durumu artık normal değildir çünkü vücut kimyası değişmeye başlamıştır. Psikolojik Bağımlılık(Alışkanlık) Uyuşturucu maddeler duygularımıza etki ederken sınırlı sayıda belirti ortaya çıkmasını bekleriz, tabii ki beklenilen etkilerin hiç biri doğal değildir..İnsanı;mutlu, neşeli, gergin veya gevşemiş, şaşkın veya algıları uyarılmış ve hayal gören bir kişi yapabilir.Ortaya çıkan bu değişikliklerin sebebi; uyuşturucu maddenin beyin kimyasını ve beyindeki algılayıcıları etkileyerek onları değişikliğe uğratmasıdır. Maddelerin bu keyif verici etkileri psikolojik bağımlılık veya alışkanlık diye bilinen bir durumun ortaya çıkmasına sebep olur. Psikolojik bağımlılık bir maddeyi kullandığınızda kendinizi tekrar onu kullanma isteği içinde bulmanız olarak tanımlanacaktır.Bu istek belki aynı gece,belki de iki hafta sonra ortaya çıkacaktır, ancak sonuç aynıdır. Uyuşturucu kullanmanın bir bedeli vardır! Bu bedel az yada çok ödenir.Maddeye ödeyeceğiniz maddi bedel az ve maddenin olumsuz etkileri çok fazla değil ise; psikolojik bağımlılık çok önemli bir sorun olmayabilir.Buna karşın uyuşturucu maddeyi alabilmek için fazla miktarda para harcamaya başladıysanız, zamanınızı ve çabanızın büyük bir kısmını maddeyi elde edebilmek için geçiriyorsanız, işinizde sorunlar yaşıyorsanız, adli sorunlar ortaya çıkıyorsa, başkalarıyla olan ilişkileriniz madde kullanımı nedeniyle etkileniyorsa sizde psikolojik bağımlılık gelişmiştir. Fiziksel Bağımlılık(Müptelalık) Vücut tekrarlanan madde kullanımlarında maddenin ani etkilerine karşı bir direnç geliştirirse fiziksel bağımlılık oluşur. Madde etkilerine rağmen normal işlevini sürdürebilme çabaları içinde olan vücutta hücre zarı, algılayıcılar ve beyin kimyası bir dizi değişikliğe uğrar.Bu durumun ortaya çıkması günler, haftalar sürebilir, bu nedenle fiziksel bağımlılığın azalması veya kaybolması için de benzer bir zaman süresinin geçmesi gerekmektedir. Fiziksel bağımlılık olarak adlandırılan koruyucu bir dizi değişiklik ortaya çıktıktan sonra, kullanılan madde miktarını azaltma veya tamamen kesme çabası, yoksunluk belirtisi olarak bilinen bir dizi sorunun ortaya çıkmasına sebep olur. Uyuşturucu maddeye karşı psikolojik bağımlılık gelişmeksizin fiziksel bağımlılığın gelişmesi imkansız gibidir.Bir maddenin fiziksel bağımlılık gelişebilecek şekilde bir maddeyi uzun süre ve yüksek dozlarda kullanması için psikolojik bağımlılık olmasını düşündürür.Aynı zamanda fiziksel bağımlılık geliştiğinde ise bağımlının kendini rahatsız eden belirtilerden kurtulması için tekrar madde kullanması gerektiğini keşfetmesi çok uzun sürmez.Bu maddenin tekrar kullanılmaya başlamasında psikolojik ve fiziksel baskıların olduğu anlamına gelir.Fiziksel ve psikolojik bir huzursuzluktan kurtulma da daha güçlü bir psikolojik bağımlılığı ortaya çıkartır. EROİN Vücuda giren bir gram eroin beynimizdeki bir milyon hücreyi öldürmektedir! Hayat; öyle yada böyle tamamlanacaktır. Bu sırada eroinle tanışanları asla güzel şeyler beklemez!
Eroin; beyaz, gri,
koyu gri, fildişi ve kahverengi tonlarda, küçük kristaller
halinde veya un gibi toz halinde bulunabilir. Saf halde iken
beyaz olan eroindeki bu renk farklılaşması içerisine konulan
katkı maddelerinin miktarına göre değişir. Buruna çekilerek
alınan eroin etkisini anında gösterir, burun vasıtası ile
kolayca damarlara ulaşan eroin her alındığında ölüm tehlikesi
vardır, her kullanımda damarların çatlama ihtimali vardır. Bu
şekilde kullanılan eroin sonucunda ölüm çabuk gerçekleşir
kurtulma şansı çok azdır. KOKAİN Kokainin rengi
beyazdır, genellikle asit borik veya sodyum bikarbonat gibi
beyaz toz maddelerle karıştırılarak saflığı bozulur. Ayrıca
kokain satıcıları sattıkları kokaini çoğaltmak için kokainin
içine çeşitli maddeler koyarlar. Bunlardan bazıları şunlardır;
diş macunu, bebek maması, floresan lambasının tozu, yemek sodası
vb. Kokain
kullananlarda başlangıçta geçici bir zindelik ve neşe hali ile
birlikte zeka, söz ve hafızalarında geçici bir berraklık
hissederler. Buna bağlı olarak yorgunluk azalır, çok konuşma ve
aşırı heyecanlanma meydana gelir. Uzun süre burundan
kokain kullananlarda burun çekme biçiminde bir tik yerleşir.
Ayrıca sürekli burun sıkıntısı ve nezle durumu görülür. Kimi
bağımlılarda burun deliklerini ayıran bölme delinir. Az miktarda alınan kokain ruhsal bir coşku, taşkınlık ve marazi neşe verir. Alınan miktar çoğalırsa, çeşitli algı yanılmaları görülür. Dokunma halüsinasyonları çok sıktır. Kokain kullananlar vücutlarının üzerinde, derilerinin altında kurtlar yürüdüğünden söz ederler. Kimi kez sinema şeridi gibi geçen renkli, hareketli görme halüsinasyonları olur. Bilinç bulanıklığı görülebilir. Uzun süre kokain
kullananlarda bütün zihin yetkilerinin azalması İleri derecede kokain kullananlarda trip hali denilen garip haller meydana gelir. Bunlar psikolojik bozukluklardır. Örneğin; kullandığı maddenin suç olduğunu bildiği için devamlı suretle takip edildiğini, evinin kapısında polisler olduğunu düşünür ve hatta gördüğünü sanır. Eğer kokaini biterse yoksunluk belirtileri başlar, maddenin rengi beyaz olduğu için gördüğü her beyaz noktaya elini dokundurarak ağzına veya burnuna götürür. Hatta bu yaptığı dokunma işini daha da abartabilir, ben buraya daha önce kokain koymuştum deyip kapı kolunu dahi söküp içine bakar, bu ve buna benzer akla-hayale gelmeyecek bir çok trip hali vardır.
ESRAR Esrar alındıktan sonra görülen fizyolojik belirtiler, alınan maddenin miktarına, karışık olup olmadığına, alış süresine ve kişilik özelliklerine göre değişir. Bu nedenle esrara bağlı olarak ortaya çıkan fizyolojik belirtilerden söz etmek oldukça zordur. Esrar
kullanıldığında; ağız kurur, gözbebekleri genişler, yüz kızarır,
kalp vurumu ve nabız sayısı artar. Kan basıncı yükselir. Esrar alındıktan
sonra önce duygu durumu değişikliği ortaya çıkar. Bu
değişiklikler elemle haz arasında yer alan geniş bir duygulanım
yelpazesi içinde bulunur. Kimi kez bunlara algı ve düşünce
değişiklikleri de eklenir. Bu dönem geçtikten sonra duygulanma ve coşkuda haz yönüne doğru artma olabilir. Aşırı neşe ile birlikte konuşma ve hareket artar. Çağrışım ve düşünce akışı hızlanır. Algılama ve tasarım gücü canlanır. Çevreyle ilişki artar. Esrar
kullananların "iyi yolculuk" (good trip) adını verdiği "kendini
mutlu görme durumu" her insanda ve her zaman ortaya çıkmaz. Çoğu
kez bulantı, kusma, endişe, kaygı, sıkıntı ve tedirginlik
belirtilerinin ön planda olduğu "kötü yolculuk" (bad trip)
yaşanır. Esrar ile ilgili halkımız arasında yanlış bin kanı vardır, şöyle ki; esrar maddesinin içinde kimyasal madde olmadığı ve bitki olduğu düşüncesidir. İşte bu masum gösterilmeye çalışılan esrar maddesi diğer uyuşturuculara her zaman basamak teşkil etmektedir. İnsanlarımız arasında "ottur günahı yoktur" deyişiyle küçümsenen bu uyuşturucu maalesef insanlarımız arasında masum gösterilmesinden dolayı yayılmaktadır. Oysa ki masum gösterilecek bir uyuşturucu yeryüzünde yoktur olsa bile onun adı uyuşturucu değildir. ECSTASY Özellikle
Dünya'da son zamanlarda adından sık sık söz ettiren bir
uyuşturucu var; ECSTASY. Kelime olarak İngilizce'de ki " X T C "
harflerinin yanyana okunmasına dayanmaktadır. Uyuşturucu imal
edenlerin amacı;bilinen uyuşturucu maddelerde kimyasal
değişiklikler yaparak kanunla belirlenmiş denetim ve kontrol
önlemlerini aşmaktır.Ancak bu arada art niyetli amaçları için
ürettikleri hapların bağımlılık yapan etkisini kaybettirmemeye,
hatta güçlendirmeye çalışmaktadırlar.
MDA(3,4-Metilendioksiamfetamin)
MDMA yüksek bir
ruhsal bağımlılık potansiyeline sahiptir. ECSTASY "XTC" KULLANIMININ Kullanıcıların
normal diye aldığı bir takım dozların hayvanlara verilmesiyle
birlikte yapılan deneyler neticesinde hayvanlarda;
LSD LSD en etkili ve bir o kadar da tehlikeli bir uyuşturucudur. LSD ilk alındığında aldatıcı tesirini göstermekte, beynin süratle çalışmasını sağlamaktadır. O andan itibaren insan kendini rüya aleminde zanneder. Fakat ne var ki bu renkli rüya alemini bir umursamazlık ve donukluk hali takip eder ve yaklaşık 10-15 saat devam eder. Ağızdan salyalar akmaya başlar, dil peltekleşir, her şeye razı olma hali görülür. Aldatıcı halin sona ermesiyle artık rahatsızlık başlar. Baş dönmesi, göz kararması, bitkinlik, sindirim organlarında bozukluk, kusma, baş ağrısı ve uykusuzluk başlar. Beynin çalışması imkansızlaşır. Kişi bu kötü durumdan kurtulmak için tekrar LSD almak ister ve bu kısır döngü böylece devam eder, gider. Şahsın çalışması gerekiyorsa, üzerinde ki yorgunluğu atmak ve kafasının yeniden çalışması için bu zehre ihtiyaç duyar. LSD yi ilk bulan;
Albert Hofmann 1943 yılında LSD'nin fizyolojik ve ruhsal
etkilerini kendi üzerinde denemiş ve gözlemlerini yazmıştır. -"19 Nisan 1943
Pazartesi günü saat 16.00'da Lysergic Acid Diethylamide
Tartarat'ın % 05'lik eriğini hazırladım. 0.5 santimetre küp 0.25
miligram LSD içeren tatsız, yavan sıvıyı içtim. Albert HOFMAN-1943
Afyon çok miktarda ve birden alınmışsa içen kimseyi komaya sokar ve ölüm tehlikesi belirir. Afyon grubu narkotikler tedavide kullanılan miktarların sınırı içinde verildiklerinde, etkileri ya hemen ortaya çıkar yada kısa bir süre sonra görülen fizyolojik değişmelere neden olur. Bu değişiklikler şöyle sıralanabilir: Dolaşımda yavaşlama, kalp vurum sayısı ve solunum sayısında azalma, kan basıncında düşme, öksürük reflekslerinde duyarsızlık, göz bebeklerinde daralma, görme keskinliğinin kaybolması, derideki yüzeysel damarlarda genişleme, mide bağırsak hareketlerinde yavaşlama, kimi kez kişisel duyarlılığa göre bulantı ve kusma, ağızda kuruluk, hareketlerde ağırlık, halsizlik, yorgunluk. Afyon narkotiklerinin birden fazla miktarda kullanılması sonucu zehirlenme tablosu ortaya çıkar. Bilinç kısa sürede kaybolur. Derin uykuda derin komaya kadar değişen bilinç bozuklukları gözükür. Dolaşım ve solunum yavaşlar. Kan basıncının birdenbire düşmesi şok tablosuna ve ani ölüme yol açar. Özellikle morfin ve eroin kullananlarda birden fazla narkotik madde alması sonucu bu tür ölümler sık görülür.(Afyon ile diğer uyuşturucu maddelerin aynı anda alınması halinde.) Ancak ani ölümlerin nedeni sadece yüksek miktarda ve değişik narkotik maddelerin bir arada alınması değildir. Bu maddelere karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde çok düşük miktarlarda narkotik analjezik alındıktan sonra da ani ölümler görülmüştür. Afyon
narkotiklerinin ruhsal etkisi, kişiden kişiye, çevreden çevreye
değişebilir. Çoğunlukla alındıktan kısa bir süre sonra tatlı bir
uyuşukluk ve neşe verir. Ağrılar kesilir; endişe, kaygı,
karamsarlık, kötümserlik, sıkıntı gibi elem veren duygulanım
durumları kaybolur. Kimi kez balayı dönemi denilen, marazi neşe
(euphoria) durumu olur. Bağımlılık bu durumu yeniden yaşamak
için alınan narkotik maddenin miktarının arttırılması ile sürer.
Ancak balayı dönemi bir kez daha yaşanmaz. Bu dönemden sonra
bedensel ve ruhsal kötü etkiler başlar. Duygulanımda azalma,
durgunluk, ilgisizlik, isteksizlik, künkleşme olur. Zihinsel
işlemler bozulur. Dikkat, algı ve bellek
EMRAH ÖZBİR, NURŞEN KOÇAŞ
|
|
|
|
||
|
|
||