Bilimsel Yayınlar
(Scientific Publications)
Popüler Bilim
(Popular Science)

Tez Yönetimi Ve Danışmanlık
(Thesis Directed)
Verdiği Dersler
(Courses Instructed)
YANLIŞLIK NEREDE?




Mehmet Doğan
Hacettepe Üniversitesi M. Teknoloji Yüksekokulu Müdürü
e-posta:dogan@hacettepe.edu.tr
     Türkiye 65- 70 milyon nüfusu, 778 bin km yüzölçümü, 208 milyar dolar yıllık GSMH'sı ile her üç ölçütte de dünyanın en büyük 20 ülkesi arasında yer almaktadır. Hatta GSMH bakımından ilk 16 en büyük ekonomisi içinde sayanlar da vardır. Ülke geçmişi ve tarih zenginliği açısından daha da önlerdeyiz. 1,5 milyonu yüksek öğrenim gören toplam 16 milyon öğrencisi, 3,5- 4 milyon yurt dışında yaşayan vatandaşı, altmış kadar ülke ile ticari, 100 kadar ülke ile siyasi ilişkisi olan, birçok alanda kendine yeterli bir ülkeyiz. Bütün bu olumlu koşullara rağmen niçin krizden krize sürükleniyor bir türlü gelişmiş ülkeler sınıfına geçemiyoruz? Mali ve parasal konularda neden başarısızız? Bunları artık hepimizin düşünmesi vakti geldi ve hatta geçiyor.
Yapısal Sorunlar
- Tüm yetkiler ve ekonominin kontrolü merkezi hükümette toplanmış, hükümetlerin kararları ve tüm icraatı ekonomik gelişmeyi tayin edici, ancak devlet işleyişinde hükümetler de her alanı kontrol edemiyor. Yasama icrayı kontrol edemediği gibi hükümetler yasamayı kontrol ediyor.
- Siyaset hizmet aracı olma özelliğini önemli ölçüde rant, ihale, gelir ve istihdam dağıtma ve paylaşım aracı haline gelmiş ve öyle kullanılıyor - Devlet çok büyük, 2,5 milyonun üzerinde memuru, 1,5-2 milyon bizzat devlette çalışan işçisi ile en büyük istihdam kapısı.
- En büyük bankalar devletin, en büyük harcamalar ve yatırımlar, en büyük işletmeler devletin,
- Asker sayısı nüfusuna oranla çok büyük ve askeri harcamaları çok yüksek,
- Ormanların tamamı, meraların çok büyük bölümü, arazi ve arsaların büyük kısmı devletin ve hükümetler kontrolünde.
- Gelir dağılımı çok bozulmuş, esasen bölgeler arası coğrafi fark ekonomik farkları artırıcı, - Nüfus artış hızı çok yüksek ve bölgeler arası dengesiz artış gelir dağılımı farkını daha da artırıcı nitelikte.
- Siyaset ve siyasi partiler yasası ve yapısı, demokrasi anlayışımız. Çağdaş ölçülerde değil.
Yapılan Yanlışlıklar
- Devletin yönlendirme ve koordinasyonu zamanında ve yeterli olamamış,
- Sosyal güvenlik sistemlerinin yaygınlaştırılması amaçlanırken geleceği yeterince gözetilmeden kolay emekliliklere izin verilmiş, bazı kuruluşlarda istismar edilen yıpranma, okul dönemi gibi itibari hizmetten saymalarla erken emeklilik yolları açılmış, emeklilik ikramiyeleri yükü yüklenmiş, bu kurumlar büyük açık vermeğe başlamış,
- Yatırımların bölgesel ve sektörel dağılımında siyasi tercihler ekonomik tercihlerin önüne geçmiş. Kaynaklar etkili ve yerinde kullanılamamış,
- Vatandaşların yatırım anlayışı ve önceliği bir yol gösterici bilinçlendirmeden yoksun olup, ekonomik öncelik ve bilgi yerine görsel önceliklerden etkilenmiş.
- Ülkenin büyük stratejik hedefleri oluşamamış.
- Bilgi yoğun üretim, üretimde verimlilik ve ekonomiklik yatırımlara öncelik verilmemiş.
- Enerji, ulaşım, alt yapı yatırımları zamanında tamamlanamamış,
- Sağlık alanında anormal derecede alet ve malzeme ithal edildiği halde üretime yönelik yatırımlar yapılmamış,
- İletişim ve medya alanında aşırı ithalata karşın medya araçları üretimi çok az,
Devletin Yanlış Yatırımlarına bazı örnekler
-Politikacıların baskısı ile her ile bir üniversite ve her ilçeye çok sayıda meslek lisesi ( çok amaçlı bir lise yerine), her ile bir hava alanı ( çoğu kullanılmıyor), çok sayıda lojman ve dinlenme tesisi (adı eğitim tesisi), mezralara bile elektrik, telefon, yol, okul yapımı (köyler bile boşaldı, öğretmensiz okul, köyleri toplamak daha ucuz olurdu), doktor gitmeyen ilçelere kullanılmayan hastaneler, kullanılmayan iskele ve limanlar vb,
-Çok sayıda, hatta boşalan köy ve beldede belediye ve ilçe teşkilatı kuruluşu ve devlet desteği,
-Çoğu isabetsiz ve gereksiz destekleme ve yerinde kullanılıp kullanılmadığı takip edilmeyen teşvikler, yarım kalan ve kısa sürede ekonomiye katkı sağlamayan yatırımlar kaynak kaybını artırmış,
-Her kuruluşa lüks yönetim binası yapımı, lojman, sosyal tesis, makam ve hizmet otosu, sekreter, danışılmayan danışman kadroları, devlet tüketimini daha da artırmış,
Vatandaşların Yanlış Yatırımına örnekler
-Ana yatırım aracı olarak altın, emlak, arsa kabul edilmiş. Bunu son yıllarda yastık altı döviz, yazlık evler, kullanılmayan misafir odalı büyük evler, ekonomik ömrünü tamamlamadan yıkılıp yüksek katlı konut yapımı,
-Adım başı benzinlik, aynı yatırımdan çok sayıda (komşu kazanıyor düşüncesi ile) ekonomik olmayan yatırımlar. Örnek yılda birkaç ay çalışan binlerce un fabrikası, iplik ve tekstil fabrikaları, birbirinin aynı mobilya atölyeleri, çok sayı bakkal, küçük kapasiteli ekonomik olmayan işletmeler, yaratıcılık ve katma değer üretmeyen, gizli işsizlik kaynağı aile işletmeleri,
-Nüfusun %40-50 sinin istihdam alanı görülen ilkel tarım işlemelerine rağmen gittikçe yetersiz kalan tarım ve hayvancılık (OECD ülkelerinde nüfusun ortalama % 1,5 bölümü tarımda istihdam ediliyor, ama üretimleri fazlalık veriyor).
-Sermayesi yetersiz çok sayıda banka ve adım başı banka şubesi açma, adeta her büyük firma bir özel banka açmağa çalışıyor. Paradan para ve devlete para satarak bankacılık yapılıyor.
-Teknoloji üretimi yerine hazır bilgi ve lisansla yatırım tercihi.
Neler Yapılmalı?
-Devlet israfı önlenmeli, çağdaş dünyada terk edilen lojmanlar, makam araçları sosyal tesisler bir plan dahilinde derhal satılmalı, gereksiz kullanılan kadrolar boşaltılmalı, vatandaşın devletine ve politikacısına saygı ve güvenini sarsıcı ayrıcalıklar kaldırılmalıdır.
-Devlet elindeki ticari ve üretim işletmeleri özelleştirilmelidir.
- Büyük stratejik araştırma merkezleri ülkenin, devlet ve vatandaşların yatırım önceliklerini saptamalı, yine teknoloji geliştirme ve temel araştırma merkezleri bilgi yoğun üretim alanları, ülke kaynaklarının değerlendirilmesi konularında ülkeyi ileriye taşıyacak araştırmalara yönelmeli, vatandaşlara danışmanlık yapmalı, yol göstermeli,
- Uluslar arası süzülerek başarı ağlamış ve kabul görmüş normlara tüm kuruluşlar, sektörler uyum sağlamalı. Bilginin, teknolojinin, dürüstlüğün, demokrasi ve insan haklarının , hukukun üstünlüğünün, şeffaflığın, erdemin vatanı, milliyeti, dini olmaz. Bizim insanımız, bizim ülkemiz, bizim, geleneklerimiz, dinimiz, tarihimiz, zevkimiz, hislerimiz farklı diyemeyiz.
-Ürettiğimiz kadar tüketmeye razı olmalıyız. Devlet sırtından müsriflik, cömertlikten vazgeçmeyi herkese öğretmeliyiz. Ülke kaynaklarını dışa kaçıranlara en azından itibar etmemeliyiz. Eğitim sistemimiz bilgi yanında bu hedefleri verecek şekilde kendine çekidüzen vermelidir.
- Komşu ülkelerle barış içinde yaşamanın tüm yolları araştırılıp, uluslar arası antlaşmalar ve birliklerle Atatürk'ün "yurtta ve dünyada barış" özdeyişine sarılmalıyız. Böylece askeri harcama ve asker sayısında indirimle en büyük harcamamız azalırken refah düzeyimiz yükselebilir. AB uyumunu bizi almasalar bile kendi açımızdan sağlamalıyız.