|
Bilimsel Yayınlar (Scientific Publications) Popüler Bilim (Popular Science) Tez Yönetimi Ve Danışmanlık (Thesis Directed) Verdiği Dersler (Courses Instructed) |
(Cumhuriyet BTD 17 Aralık 2005 sayı 978, sayfa 20-21 de yayınlandı) Mesleki ve Teknik Eğitim İçin Model ve Yapılanma Arayışı (Teknoloji Fakülteleri Açılmalı)
Eğitim ve öğretim kurumlarının asıl amacı Milli Eğitim Temel Yasasının öngördüğü gibi çağdaş bilgi, beceri ile donatılmış, kültürlü, nitelikli iyi insan-vatandaş yetiştirmenin yanı sıra ülkenin tüm alanlarda ihtiyaç duyacağı her düzeyde işgücü ve uzmanı da yetiştirmektir.
Cumhuriyeti kurduğumuz yıllarda her kademedeki eğitim-öğretim kurumu ve bunlarda eğitim gören öğrenci sayısı çok az olmakla beraber, tüm ortaöğrenimdeki öğrencilerin üçte ikisi mesleki ve teknik eğitim (MTE) kurumlarına giderken, bugün bu oran tersine dönmüştür. Cumhuriyetin kurulusundan bu yana nüfusumuz 6 kat arttığı halde okul ve öğrenci sayısı 45 kat artmıştır. Bugün 2990 lisede (klasik-, Anadolu-, fen-, Güzel sanatlar liseleri ve özel liseler) 1,9 milyon öğrenci eğitim görürken, 35 türde toplam 3870 mesleki ve teknik lisede (MTL) ancak 1,1 milyon öğrenci eğitim görmektedir. Halbuki ülke ihtiyacı mevcut durumun tam tersidir. Mezuniyet sonrası üniversiteyi kazanamama durumunda iş bulabilme kolaylığı açısından daha büyük oran (2/3) mesleki ve teknik liselere yönelmelidir.
Bilgi, beceri ve kapasiteye dayalı zorlamalı bir yönlendirme olmadığından meslek sahibi olma imkanı, burs ve yatılılık gibi teşviklere rağmen MTL tercih edilmemektedir. İlköğretim sonrası tüm öğrenciler ve aileleri, bilgi düzeyi ve kapasitesine bakmaksızın tıp, bilgisayar, diş hekimliği, eczacılık, mühendislik, hukuk, işletme, iktisat gibi toplum tarafından daha itibar edilen mesleklere sahip olmak istemektedir. Bu alanlarda okuyabilmek için, sınavı kazanma şanslarını yükselteceğini sandıkları lise öğretimini tercih etmektedirler. Diğer bir ifade ile “her yiğidin gönlünde bir aslan yatmaktadır” ve bu umutla üniversiteyi kazanamadıklarında mesleksiz, işsiz açıkta kalacaklarını hiç de düşünmemektedirler. Mevcut katsayı ve başarı puanı uygulaması da bu yönelişlerini artırmaktadır.
MTL öğrenimlerini başarı ile tamamlayanların daha üst bilgi ve beceri kazanmak üzere sınavsız girmelerine imkan sağlanan meslek yüksek okulları (MYO), bu okul yöneticilerinin uzun tartışma- değerlendirme sonucu hazırladıkları raporlarda ayrıntılı açıkladıkları nedenlerle, beklenen sonucu verememiş ve uygulama başarısız olmuş, büyük ilgi ve cazibe yaratamamıştır. Bu okullar zaman kaybetmeden lise binalarından üniversite kampuslarına alınarak, lise öğretmenleri yerine derslerin kariyerli öğretim elemanlarının vermesi ve tamamen sınavsız olma yerine kendi aralarında bir sıralama ile bu MYO’lar daha da cazipleştirilebilir ve başarıları artırılabilir.
Başarılı MYO mezunlarının sınavsız dikey geçişle yükseköğretimleri, girebilecekleri programların çok sınırlı olması ve mevcut uygulamadaki eksiklik ve aksaklıklar nedeniyle maalesef başarılı olamamıştır. Mevcut uygulamada mesleki ve teknik lise mezunlarının tercih katsayıdan yararlandıkları ve bunların bir MYO programını tamamladıktan sonra üst düzeyde başarılı olanların dikey geçiş yapacakları 4 yıllık lisans programları sayısı sınırlıdır. Bunların 16 sı “Teknik Eğitim Fakülteleri ile daha az sayıdaki “Mesleki Eğitim, Endüstriyel Sanatlar- ve Sağlık Eğitimi Fakülteleri” dir. MYO mezunu başarılı gençlerin girebilecekleri diğer lisans tamamlama programları is 4 yıllık Yüksek Okullardır. Diğer bir ifade ile MTL ve MYO mezunlarının üst düzey eğitim yapabilecekleri fakülteler öğretmen yetiştiren MTE Fakülteleri ile sınırlı olup, bunların mezunları da öğretmen ihtiyacının üzerindedir.
Halk tabiriyle “Tulum giyerek makine başında çalışan mühendisler” ve özel alan uzmanı teknik üst düzey elemanlar mühendislik fakülteleri yerine çoğu ülkede “Meslek Teknik YO” olarak adlandırılan teknoloji fakültelerinde yetiştirilmektedir. Ülkemizin tüm üniversitelerindeki mühendislik fakültelerinde değişik ad ve unvanla çoğu özel alan uzmanı toplam 52 mühendislik bölümünün 20 kadarı kurulacak “Teknoloji Fakültesi” çatısı altında toplanabilir. Mevcut mühendislik fakültelerinde ise dünyanın her ülkesinde yaygın ve alışılan inşaat, elektrik, elektronik, bilgisayar, endüstri, makine gibi mühendisler yetiştirilmeğe devam edebilir.
Teknoloji fakültelerinin başlıca bölümleri: Seramik, tekstil, deri, motor, otomotiv, ağaç işleri, mobilya, plastik işleme ve teknolojisi, gen teknolojisi, biyonik (biyoloji+ mekanik), döküm, kalıp, kaplama, cam, elektroteknik, deniz teknolojisi, balıkçılık teknolojisi, deniz ulaştırma-işletme, güverte, havacılık ve uzay, havacılık elektrik ve elektroniği, uçak elektrik-elektronik, uçak gövde, uçak, uçak gövde –motor bakım, uzay, imalat,endüstriyel tasarım, endüstri ürünleri tasarımı, malzeme bilimi, mekatronik, metalürji ve malzeme, malzeme, enerji, nükleer enerji, güneş enerjisi, meteoroloji, petrol ve doğal gaz gibi özel alanlara uzman yetiştiren bölümler olabilir. Bu fakülte mezunlarına mühendis unvanı verilebilir. Esasen bu alanların çoğu zaten mühendis unvanı ile mezun veriyor. Ayrıca ülkemizde matematik, fizik, ziraat, orman gibi bölüm mezunlarına bile mühendis unvanı veriliyor. Ama istenirse yüksek teknolog unvanı da verilebilir. MYO mezunlarına yüksek tekniker dendiği için bu unvanın verilmesi uygun olmaz.
Bu şekilde açılacak teknoloji fakültelerinden sonra uygulama sonucuna göre kurulacak “Sağlık Teknolojisi Fakültesi” altında da beslenme ve diyetetik, fizik tedavi ve rehabilitasyon, spor hekimliği ve spor teknolojisi, kondisyon, tıbbi teknoloji, medikal mühendislik bölümleri gibi çoğu mühendislik fakültesi veya sağlık bilimleri fakültesi ile sağlık yüksekokulu adı altındaki sağlıkla ilgili bölümler toplanabilir.
Örnek olarak 400 kadar MTL de bulunan mobilya, ağaç işleri, ahşap model gibi programların sınavsız gidebilecekleri MYO “Mobilya ve Dekorasyon” programı sayısı yeterli olup toplam 70 kadar MYO mevcut olduğu halde, başarılı MYO mezunu “Mobilya Dekorasyon” mezunlarının dikey geçiş yapabilecekleri, yani lisans tamamlayabilecekleri 4 yıllık program sayısı yukarıda verilen MTE Fakülteleri öğretmenlik programı ile sınırlıdır. Halbuki ülkemiz imalat sanayisinin ihtiyaç duyduğu üst düzey teknik elemanı yetiştiren tek 4 yıllık YO olan Hacettepe Üniversitesi Mesleki Teknoloji YO “Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği” bölümü bile kapatılma yoluna gidilmiş, son 3 yıldır bu bölüme öğrenci alımı YÖK tarafından durdurulmuştur. Başta Almanya olmak üzere gelişmiş bir çok batı ve doğu ülkelerinde uygulamaya yönelik pratik ağırlıklı mühendis yetiştiren “Poli Teknik”, “Mühendislik Yüksek Okulu” “Applied Science” adını taşıyan yüksek okullar da üniversite çatısı altında toplanmış olup, bunlardan mezun mühendisler çoğu ülkedeki toplam mühendislerin %50-60 kadarını oluşturmaktadır.
Prof. Dr. Mehmet Doğan Hacettepe Üniversitesi M. Teknoloji Yüksek Okulu Müdürü ve Kimya Bölümü Öğretim Üyesi
|