Bilimsel Yayınlar
(Scientific Publications)

Popüler Bilim
(Popular Science)

Tez Yönetimi Ve Danışmanlık
(Thesis Directed)

Verdiği Dersler
(Courses Instructed)

 

(Cumhuriyet BTD 3 Aralık 2005 sayı 976, sayfa 8-9 da yayınlandı, ek yayına gönd.)

ARAŞTIRICILARIN BİLİMSEL BAŞARILARININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE YENİ ÖLÇÜTLER h- FAKTÖRÜ

(Kimyacılarımızla ilgili bir Deneme)

 

Dünyada prestijli merkezler ve üniversitelerde ödüllendirmeler ve seçimli atamalarda kullanılmak üzere araştırıcı ve bilim insanlarının bilimsel başarılarının değerlendirilmesi için yeni ölçütler belirlenmektedir. Ülkemizde yakın bir zaman öncesine kadar bilimsel yayınların ne olduğu ve ne tür yayınların bilimsel bir anlam ifade ettiği bile bilinmezken, artık bizim bilimcilerimiz uluslar arası ölçütlerde bilim yapmağa başlamışlardır. Sayıları tüm öğretim üyelerine oranla çok düşük olsa da ülkemiz kaynaklı bilimsel yayın sayımız sürekli artmaktadır. Günümüzde herkes atıf indekslerince taranan ve dünyaya duyulan yayınların önemli olduğunu anlamışlardır. Ancak bu yayınların nasıl değerlendirileceği ve önemlerinden daha çok sayıların çoğalması daha öne çıkmaktadır. Her geçen gün başta ABD olmak üzere bilimde de başarılı batı Avrupa ülkelerinde yayınların ve bilimsel başarıların hangi ölçütlere göre ve nasıl değerlendirileceği üzerinde de durulmaktadır. Ülkemizde de bilimsel yayınların sayısı önemli derecede arttığına göre, artık bu tür ölçütler de tartışılabilmelidir.

Bu tür tartışmalar sadece küçük gruplar arasında yapılırken ve birkaç kişinin TÜBİTAK ve TÜBA konferanslarında verdiği bilgilerle sınırlı kalırken, son ulusal kimya toplantısına davetli konuşmacı olarak çağırılan Prof. BM Baysal tarafından ilginç bir tebliğle dile getirilmiştir (1). Sayın Baysal bu konuşmasında dünyada son yıllarda en ilgi gören ölçütün bilimcinin h-Faktörü olduğunu bildirmiştir. “Nature” dergisinde de 2005 yılında bu konuda bir makale yayınlandı (2).

Sayın hocamız B. Baysal 19 Kasım 2005 tarihli CBT sayfa 10 da bu yeni faktöre göre en başarılı 23 bilim insanlarımızı tanıtmış ve h-faktörünün önemini anlatmıştır.

h- Değeri tüm yayınlarından kaçının bu değer üzerinde atıf aldığı şeklinde basitleştirilebilir. h-Faktörü bir bilimcinin yaptığı yayınların aldıkları atıflarının değişik bir ifadesi olan bir değer olup tüm yayınlarından kaçının bu değerin üzerinde atıf aldığını göstermektedir. Örnek olarak A kişisinin 100 yayını olsa ve bunlardan 20 tanesi 20’nin üzerinde atıf almışsa h-değeri=20, B kişisinin de 21 yayını olsa ve bunların 20 si 20’nin üzerinde atıf alsa bu kişinin de h-Değeri=20 dir.

Bu ölçütün en çok tartışılabilecek yönü bize göre toplam atıf sayısı dikkate alınmadan salt h-faktörüne bakarak o kişiyi değerlendirmenin sakıncasıdır. Örnek olarak C kişisi 200 yayın yapsa bunun bir yayını 500, bir yayını 450, başka yayınları 250-150,25,30 vb şeklinde atıflar alarak sadece 20 yayını 20 ve üzeri atıf almışsa bu kişinin h- değeri de 20 olurken, D kişisinin aldığı en yüksek atıflar 35, 34,33...21,21,20  vb gibi çok az olsa bile 20 yayını 20’nin üzerinde atıf yapsa yine h –değerinin 20 olmasıdır. Ancak yine  de tarafsız ve iyi bir ölçüt görünmektedir. Örnek NKA 78 yayını var 3 makalesi sıra ile  119,116,96 atıf almış 20 üzeri 16 makale almış. h- değeri 17, X şahsı 165 makale yayınlamış 20 üzeri atıf 3 makalesi almış. H- sayısı 12, yani yayın sayısı birinciden çok yüksek olduğu halde h-Faktörü daha düşük olmaktadır. Bu sonuç ise bizce normal görülebilmektedir. Yukarıdaki öngörümüz sanal bir durum olup, pratikte olmayabilir.

Sadece çok sayıda yayın yapmak değil, kaliteli yayın daha önem kazanmaktadır. Einstein bile 5 makalesi ile 2 Nobel ödülü almıştır. Örnek: Toplam yayın sayısı az olan EE’nin atıfları 27 yayına 634 atıf alırken, 100 den çok yayını olan Y toplam 300 atıf alabilmiştir. Belki de h-Değeri yanında toplam atıf sayısı ve en çok atıf alan makalelerinden bir kaçı verilerek daha sağlıklı bir değerlendirme de yapılabilir.

Bu açıklama ışığında ek listede tanınmış kimyacılarımızın 30 Ekim 15 Kasım 2005 tarihleri arasında Hacettepe Kütüphanesi E-Kaynaklarında ulaşıma açık olan WoS “Web of Science” taranarak toplam SCI de ki yayın sayıları ve h- Değerleri aşağıda verilmiştir. Yukarıdaki sakıncayı ve eksikliği gidermek için toplam atıfı saptamak ve kişisel atıfları ayıklamak zor olduğundan bunun yerine o kişilerin en yüksek atıf alan 3 makaleleri de verilmiştir.

Listemizin eksikliği kendi kendine verilen atıflar (self citation) zorluğu nedeniyle düşülmemiştir. Ancak uluslar arası kriterlere göre % 20 kendi atıfı normaldir. Sayın Baysal (1) konuşmasında ülkemizde kendisine atıfın % 30-35 arasında olduğunu ifade etmiş ve normal görmüştür. Listenin 2. eksikliği 1970-2005 yılları arası taramanın yapılmış olması olup, 65 yaş altındakiler için bu bir eksiklik getirmez. Emekli öğretim üyelerimizin eski yayınlarına da ayrıca ulaşıldı. 3. Eksikliği ise tüm kimyacılar taranamamış olduğu gibi kişilerin alınganlığı düşünüldüğünden az sayılı bazı isimler de listeye alınmamıştır.

Bilimcilerin h-Faktörü ile değerlendirilmesi dünyanın en önemli bilim dergisi “Natura” da da tartışılmıştır. Bu tartışmada Hirsch’e 20 yıl çalışan ve h=20 ve üzeri olan bir bilimci  için “saygın bilim adamı”, h=12  ve üzeri için de “yeterli” (good enough) ifadesini kullanmıştır (2). Gerçi aynı yazıda dünyanın en önde fizikçilerinden Ed Witten 110, Marvin Kohen 94, Philip Anderson 91, Manuel Cardona 86, M. C. de Gennes 79, Frank Wilczek 68, ve David Gross 66 h- değerlerine sahiptirler. Bu bilimcilere göre bilimcilerimiz halen yeterli düzeyde görülmeyebilir. Ancak 30 yıl önce doğru dürüst yurt dışı yayın yapan bilimcimizin olmadığı düşünülürse büyük başarıya ulaştığımız söylenebilir. Yurdumuzda kimyacıların durumu çok iyi sayılabilir. Hirsh’in ölçülerine göre en az 11 kimyacımız iyi, 9 kimyacımız bu değere çok yakın, 26 kimyacımızın da yeterli olması sevindiricidir. Gerçekte bu sayılar yukarıda açıklanan nedenlerle daha fazla olabilir.

 

Önemli açıklama:

 

WoS’da sadece SCI tarafından taranan dergilerde yayınlarda verilen atıflar yer almaktadır. Bazı bilimcilerimize ders kitapları, el altı kitaplarda (Handbook) da atıflar yapılmaktadır.  Bu daha büyük başarıdır. Bu liste kısa sürede oluşturulduğundan hata yapılmış ve bazı isimler unutulmuş olabilir. Lütfen sizinle ilgili hata yapılmışsa, gerçekten daha az verilmişse alınmayınız. Bu yanlışlık, eksiklikten daha çok isim benzerliğinden kaynaklanan fazlalık da olabilir.  SCI kapsamındaki dergilerde yayınınız daha çok olabilir. Ama bazı yıllar o dergi SCI tarafından taranmadığından WoS da yer almamış olabilir. Tüm kişilere ait bilgiler aynı kaynaktan alındığından bu durum herkes için geçerlidir.  h faktörü düşük olanlar da  alınmasın. Onların da başarılı hizmetleri  olabilir. Unutulanlar varsa kendileri de bildirmeleri halinde bu liste tamamlanabilir. Maalesef ülkemizdeki E.Kilic, M.Ozturk, A.Gul, M.Korkmaz, A.Demir, M.Alkan gibi bazı benzer isimlerde çok sayıda ve farklı bilim alanında yayın yapanlar olduğundan kimyacıların seçimi yapılamamış, az sayıda kişi için ise N-X şeklinde kimyacıya ait tahmini değerleri verilmiştir. h-faktörü örnek olarak 11-12 gibi 2 sayı ile verilenler ise 11 atıf üzerinde atıf alan 12 makalesi olduğunu göstermektedir.

  Yayın tek ölçü değildir. E. Yurtseven yayına da dönüşen bir konuşmasında kimya profesörlerimizin % 50’ den fazlasının son 10 yılda ya hiç yayın yapmadığını, ya da sadece 1 yayın yaptığını söylemişti. Sevindirici olan nokta, artık gençlerimiz tüm üniversitelerimizde yayın yapmaya yönelmişlerdir. Ülkemizdeki genç kuşağın biz eski kuşağa göre çok daha başarılı olması sevindiricidir. Ülkemizde yayın sayısındaki artış genç nesille daha da  ivmeli sürecektir. Özellikle genç bilimcilerimizin h-değerleri zamanla hızla artacaktır. Özellikle araştırmaya ayrılan kaynakların zorunlu olarak artırılması, AB-FP  destekleri ve yurt dışı ortak çalışmalarla yayınlar ve h-faktörleri daha da yükselecektir. Umarız teknolojik ve bilimsel düşünce düzeyimizi de yükseltmede başarılı olurlar. Biz yaşlı kuşağa düşen görev, gençlerimizin AB- ÇP projelerin katılmalarını teşvik etmek, onlara yol göstermek olmalıdır.

Listede yer alan yüksek h-değerli öğretim elemanları incelendiğinde dikkati çeken ilginç bir nokta, belirli gruplardan aynı yayınla çok kişinin yer alması olup bu olumsuz değildir. Örnek olarak listede yer alan V. Ahsen, A. Gül, A. Akar ve Y Gök, Ö.Bekaroğlu’nun, A.Denizli, A Tuncel, M Gümüşdereli,ve EB Denkbas E. Pişkin’in ODTU’de görevli polimerciler BM Baysal ve U. Akbulut’un, İTU’dekiler Y.Yağcı’nın, bazıları O. Güven’in, bazı organikçiler M. Balcı’nın, A.Türker, L Elçi  ve M. Soylak M. Doğan’ın doktor antlarıdır. Diğer bir ifade ile ülkemizde bazı merkezler  artık uluslar arası düzeyde çalışma ve yayın yapabilmektedir.

Listeye tanınan bazı fizikçiler ile üç meşhur yer bilimcimiz, biri çok meşhur, biri genç iki matematikçimiz ve 12 de tıp doktoru alınmıştır. Genellikle ülkemizde bilim yapan  kimyacıların yayın sayıları ve atıfları diğer bilim alanlarının çok üstündedir. Kimyacılar arasında ise polimericilerin yayın sayıları çok yüksek, ama atıfları o kadar yüksek değildir. Üç fizikçimizin, ABD de bulunan AR Kortan (132 makalesinden dördü 1816,669,657,389 atıflı), S. Çıracı ile yurt dışından dönen, ama çalışmaları dışarıda olan AN Berker (96 yayın ) aldıkları atıflar da istisna olarak çok yüksektir. Toplam net atıf sayıları da eklenebilse liste daha anlamlı olabilirdi.

Tıp mensupları için söylenecek en önemli nokta ise yurt dışında çalışarak ve yurt dışı ortaklarla yapılan çalışmalar çok büyük sayıda atıf alırken, yurt içinde yapılan çalışma sonucu üretilen yayınlar çok az atıf almaktadır. Tıp mensupları ile ilgili 2 nokta ise yayında yazar sayısı çok fazladır. Örnek Sayın Özden Şanal’ın “Science” dergisinde 1995 de yayınlanan ve 1348 atıf alan makalesi 6 ülkeden 22 yazarlı,360 atıf alan yayını 21 yazarlı,200 atıf alan yayını yine çok ülkeden 12 yazarlıdır. Aslında tüm öğretim üyelerinin en yüksek atıf alan yayınları yurt dışında yaptıkları ve yabancı ortak yazarlı yayınlardır.

Teknoloji Üretimi de Artmalı

 Uzun yıllar önce yine Cumhuriyet Bilim Teknikte yayınladığım “Bilimsel Yayın Ama Niçin?” başlıklı yazım çok ilgi görmüştü (3). Olumlu eleştiriler yanında bu derginin sürekli yazarı tanınmış bilimcimiz sayın Şengör yazımı çok eleştirmişti. Aynı yazar 12 Kasım tarihli yazısında “Artık sadece teknoloji destekleyen bilim” ara başlığını koymasına sevindim. Bizim de dediğimiz çok farklı değildi. Bilimci düşünmese de bilimi destekleyenler bilimsel çalışmanın sonunda bir şeyler de bekler, umar. Sonuçta üretilen bilim topluma kültürel, ekonomik ve teknolojik bir katkı da sağlamalıdır. Aynı derginin aynı  sayısında ve 13 sayfasında eski TÜBİTAK başkanlarından ve TÜBA üyesi Profesör Dinçer Ülkü “Biz ürüne ve hizmete yönelmeyen bilimsel araştırmalara en çok para ayıran ülkeler arasındayız, bilimsel gelişmiş ülkeler ise ürüne ve hizmete dönüşmeyen alanlara en az para harcayan ülkeler” diye bizi haklı çıkarmıştır (4,5).

Bilim İnsanını Değerlendirmede Salt Bilimsel Yayına Dayalı Kriter Yeterli mi?

Bilim adamlarının değerlendirilmesinde sadece yayın yeterli değildir. Ama en önemli kriterlerdendir. Özellikle yayını ülkemiz koşullarında üretmesi ayrı başarıdır. Listedeki isimlerin çoğu bu yayınlarını ülkemiz koşullarında hazırlamışlardır. Bu güne kadarki bilimsel yayın değerlendirilmelerinde yayın sayısı çokluğu ve etki (impact) faktörü yüksek dergide, özellikle tanınmış ABD dergilerinde yapılan yayınlar çok daha önde, yayına yapılan atıflar daha az göz önünde tutulurdu. Bir makale iyi bir dergide yayınlansa bile o dergi ortalamasının altında atıf almışsa önemli bir etkisi olmayacaktır. Dergi kalitesi kadar yayın kalitesi de önemli, hatta daha da önemlidir. Kaliteli yayın nerede yayınlanırsa yayınlansın, arayan buluyor ve yararlanıyor da. Ülkemizde bilim başlıca üniversitelerimizde yapıldığından tüm isimler öğretim üyesidir. Öğretim üyelerinin başarılarını  yalnız yayınlarına göre degerlendirmek istersek, eski keyfi değerlendirmelere göre yeni önerilen h-faktörü daha objektiftir. Ancak yeterli değildir.

Yayın ve atıf dışında 1-öğretim üyesinin tamamladığı  yurt dışı ve kurum dışı bilimsel projeler, yönettiği  başarılı yüksek lisans ve doktora tezleri ile bilim adamı yetiştirilmesine katkıları, 2- bilimsel kitap veya elit kitapta bölüm yazarlığı, 3-kazandığı ödüller ve burslar, 4-kendi adını taşıyan formül ve buluşlar, 4-patentleri, 5-yayınlarına kitap, ansiklopedi ve tezlerde atıflar, 6-dergilerin yayın kurulunda, bilimsel toplantıların bilim ve danışma kurulunda görevler, 7-çağrılı tebliğler ve diğer tebliğler de önemlidir.  Ülkemiz için önemli bir başarı göstergesi de bölüm, laboratuvar kurma, sanayi ve topluma hizmet, iyi ders anlatma, bildiğin çevresine aktarma, ve insani ilişkileri olmalıdır. Ancak bu tür etkinlikler kişinin yayın yapmasına  engel değil, aksine destekleyicidir. Bütün bu etkinlikleri de belirli oranlarda içeren yeni birleştirici ek yeni bir faktör tanımı yapılabilir. Öğretim üyelerinin başarı göstergesi olarak “h” faktörü ile yukarıdaki etkinliklerdeki başarılarını birleştiren yeni  bir “d” ( değerlendirme) faktörü öneriyorum. TÜBA bu yeni faktörü tartışmalıdır.

Ülkemizdeki TÜBA üyeliği gibi onore görevlere seçme, ödüllendirme ve atamalarda da umarız bu tür bilimsel kriterler, kişisel ilişki, meslek dayanışması ve dostluklardan daha önem kazanır.

 

Kaynaklar

 

1- B.M. Baysal XIX. Ulusal Kimya kongresi 29 Eylül -3 Ekim 2005 Kuşadası, Çağrılı tebliğ ,

2- PhilipBall, Nature“ Index aims for ranking of scientist” sayı ,sayfa 900,// physics/0508025  2005,

3- M Doğan “Bilimsel Yayın Ama Niçin aynı dergi sayı645,sayfa 15-16,1999 

4- AMC Şengör Cumhuriyet Bilim Teknik Dergisi 973/7 12 Kasım 2005,

5- “Maya Tuttu” başlıklı aynı dergi ve  sayı, sayfa 12-13, 2005,

 

 

Tablo 1 Ülkemizdeki Tanınmış Kimyacıların yayın sayıları, en yüksek atıflı üç yayınlarına yapılan atıflar, 20 üzeri atıflı makale sayıları ve h-faktörleri

 

Yayın yapanın Adı             

Toplam yayın sayısı

En çok atıf  alan 3 yayına atıf  s.    

X üzeri atıflı yayın

h -Değeri

O Bekaroglu*                       

120

191, 156, 139

39/30

34-35

B Erman*                              

203

318,169,148

44/20

31

O. Sinanoğlu*x

120

399,388,355

30/30

30

I Bahar*                                

185

148,130,100

39/20

28

B Cetinkaya*                         

142

383,204,113

33/20

26

O.Okay*                                 

100

84,76,54

28/20

24

M. Balcı*                                      

159

167,121,88

30/20

23

E Pişkin*                                 

217

70,70,57

26/20

22

A Denizli*                               

194

70,61,57

25/20

22

Y Yağcı*                                  

269

64,50,49

25/20

21

V.Ahşen

62

156,139,97

22/20

21

O.Güven*

211

60,59,52

21/20

20-21

S Süzer*                                   

120

99,49,47

18/20

19

S Ozkar*                                  

101

69,49,47

18/20

19

M Soylak                                

141

58,46,38

18/20

19

L Elci                                      

109

58,46,38

18/20

19

M Doğan                                   

87

110,99,58

17/20

19

A. Demirbaş   (E)

232 ?

43,37,32

16/20

18

B ve BM Baysal*x

118

176,109

13/20

18

T.Kutsal

49

71,53,49

16/20

18

Z.Aksu

63

53,49,46

17/20

18

NK Aras*x

78

119,114,96

16/20

17

F Kargı*    ( D)

112

40,39,39

12/20

17

A.Tuncel*?  (D)

           83

70,70,57

12/20

16

L Toppare*                               

173

122,47,42

13/20

16

AS Demir*                                 

101

43,43,42

13/20

16

A. Ulubelen*

226

35,35,33

9/20

16

I Yılgör *                                   

116

168,146,132

15/20

16

B Salih                                       

56

61,57,50(?)

12/20

15

T Yalcın                                  

61-X (40 gibi)

130,108,79

14/20

15-16

Y. Gök

110

75,44,40

14/20

15

U.Akbulut

91

55,47,42

11/20

15-16

V.Hasırcı

69

42,40,33

11/20

15

F Kadırgan                                  

46

141,68,67

12/20

14

Y. Sağ         (E)

33

72,54,39

11/20

13-14

A.R.Türker

31

36,35,22

5/20

13-14

E.Arınç*

50

69,59,51

9/20  

13

D.Saraydın

55

60,53,52

9/20

13-14

E.U.Akkaya    (E)

52

121,99,73

6/20

13

A.S.Saraç

88

45,35,32

6/20

13

D.Kısakürek

45

32,22,20

4/20

13

E.Karadağ

48

60,53,52

9/20

13

A. Yıldızx

69

65,32,30

5/20

      13

Y.Ataman

51

64,53,32

6/20

12-13

Ö. Dağ

31

52,46,43

7/20

12-13

S.Akman

132-X ca 55

46,45,32

6/20

12-13

B.Hazer

73

42,32,31

6/20

12-13

T.Doğu

72

65,42,31

7/20

12-13

Z. Kılıç         (E)

68

58,32,27

4/20

12-13

Y.Akçamur

41

41,35,34

5/20

12

G. Topçu

95

38,34,30

6/20

12

H.İşçi

23

69,66,18

7/20

11-12

E.Erdik

27

176,108,102

6/20

11

Ç. Erk

63

30,22,16

2/20

11-12

A. Erarslan

22

41,36,34

5/20

11

Tİ.Balkaş

23

35,31,28

6/20

10-11

Y. Sütbeyaz

31

121,33,31

6/20

11

HN.Erten* ?