İnsanın
genetik kimlik kartı olan DNAnın tam bir haritasının oluşturulmasına
yönelik ABD, Fransa, İngiltere, Japonya ve Çinden uzmanların katıldığı
geniş çaplı araştırmanın sonuçları, araştırmanın
İngiltere ayağını gerçekleştiren Sanger adlı
Genetik Araştırmalar Merkezi ve araştırmalara katkıda
bulunan Wellcome Vakfı tarafından yapıldı.
Londrada yapılan açıklamalar, 16 ayrı merkezde yürütülen
araştırmaların, insan genlerinin yüzde 97sinin çözüldüğüne
ve bu genlerin yüzde 85inin de doğru
şekilde sıralandığına işaret ediyor. Bulguların
kanser ve kalp hastalıkları başta olmak üzere çeşitli
hastalıkların tedavisinde de çığır açacağına
dikkat çeken uzmanlar, gelişmeleri insanlık tarihinin en önemli
devrimlerinden biri olarak tanımlıyor.
AYA GİTMEKTEN DAHA ÖNEMLİ
Sangerin araştırmalarına 210 milyon sterlin tutarında
katkıda bulunan Wellcome Vakfı Başkanı Dr. Michael Dexter,
İnsanın gen haritasını çözmek, insanın aya ilk kez
ayak basmasıyla karşılaştırılıyordu. Ama ben
inanıyorum ki, bu aya gitmekten de önemli bir gelişmedir dedi.
Bulguların sadece aya ilk kez ayak basılması değil, tekerleğin
icadından da önemli olduğuna işaret eden Dexter, Çünkü bu,
insanlık var oldukça önemini koruyacak ve kullanılabilecek bir
bilgidir diye konuştu.
GEN HARİTASINDAKİ ÖNEMLİ NOKTALAR
10 yıllık çalışmalar sonucunda ortaya çıkan bilgiler bize kim olduğumuzu gösteriyor:
insan vücudundaki 100 trilyon hücredeki DNA kodlarının her birinde 3 milyar karakter var... Eğer insan vücudundaki bütün DNA'lar ard arda eklense dünya-uzay arasındaki mesafe 600 kez katedilirdi... DNA içindeki bilgi 61 metre kalınlığında bir kitap olurdu... DNA'lardaki genlerin yüzde 97'sinin işlevi bilinmiyor... İnsanlar arasında, DNA sadece yüzde 0.2 farklılık gösteriyor... İnsan DNA'sı yüzde 98 oranında şempanzeninkilerle aynı...
Dr. Dexter, insanın gen haritasının çözülmesiyle insanlığın bir gecede bütün hastalıklara çare bulmasının beklenemeyeceğini, ancak pekçok hastalığın tedavisiyle ilgili gelişmelerin sırada olduğunu vurgularken, genlerin sıralanmasıyla ilgili bilgilerin bilimadamlarına hangi hastalıktan hangi genin hatasının sorumlu olduğunu öğrenme imkanı sunacağını hatırlattı. Dexter, böylece kanserden kalp hastalıklarına kadar geniş yelpazedeki pek çok hastalığın önlenmesinin mümkün olabileceğini anlattı.
ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ
İngiliz bilimadamlarının yaptıkları açıklamalar sırasında
söz alan Sanger Genetik Araştırmalar Merkezi bilimadamlarından
Dr. John Sulston ise, İngiliz bilim ekibinin genlerin üçte birinin sıralanmasını
başardığını ve Amerikalı meslektaşlarıyla
birlikte sonuca büyük katkı sağladıklarını anlattı.
Sulston, en büyük başarının ise insanlık tarihinin en önemli
adımlarından birinin uluslararası işbirliğiyle ortaya
konulması olduğunu savundu.
İnsan geni hakkında bu kadar önemli bilgilere sahip olmanın
kolay erişilemez bir kültürel etkisi bulunduğuna
işaret eden Dr. Sulston, bukültürel etkinin yanında pratik faydalarının
bile önemsiz kaldığına işaret etti. Sulston, bu önemli kültürel
etkinin, insanlığın aslında genetik açıdan ne kadar
birbirinin benzeri olduğunun kanıtlanması ve aynı zamanda da
ne kadar küçük genetik farklılıkların
insanlar arasındaki farkı oluşturduğunun anlaşılmasıyla
ortaya çıktığını bildirdi.
SONUN BAŞLANGICI
Amerikan ve İngiliz bilimadamlarının yaptıkları araştırmalar,
insanların genetik açıdan yüzde 99.8 oranında birbirlerine
benzediklerini ve farklılıkları da geriye kalan binde 2 oranının
belirlediğini ortaya koyuyor.
Bilimadamları, şu ana kadar sağlanan ilerlemelerin sadece
sonun başlangıcını oluşturduğuna da dikkat
çekerken, hedefin tamamlanması için çalışmaların süreceğine
işaret ediyor.
Ayrıntılı çalışmalar en az iki yıl daha sürecek.
Amaç, buluşu oluşturan bilgilerin arasındaki boşlukları
daha sağlam şekilde doldurmak ve altın değerinde bir
gen dizimini ortaya koymak.
HASTALIKLARA ÇÖZÜM
Gen Projesi sayesinde yapılacak ilaçlar, kimya ve ilaç sanayii uzmanlarına,
Alzheimerden astıma, kalp hastalıklarından vereme kadar her türlü
hastalığı tedavi olanağı sağlayacak.
Bilim adamları, daha önceki açıklamalarında DNA haritasını
çıkarmak üzere başlattıkları çalışmanın
üçte ikisini tamamladıklarını
açıklamışlardı.
Proje sayesinde tıp biliminin ciddi biçimde değişikliğe uğrayacağı,
ayrıca Amerikan iş dünyasının bundan önemli kazanç sağlayacağı
belirtiliyor. Proje, kanserden depresyona ve hatta yaşlılığa
kadar tüm hastalıkların teşhis ve tedavisinde devrim yaratacak.
Projeye karşı çıkanlar ise, gelişmenin, kişi
mahremiyetini tehlikeye atacağını ve istihdamdan sigortaya kadar
günlük yaşamın her alanında genetik ayırımcılığa
yol açacağını ileri sürüyor. Bilim adamları, DNA haritasında
3.2 milyar adet kimyasal molekül bulunduğunu ve bunların teker
teker okunması gerektiğini belirtiyor.
GEN HARİTASI KABUS GETİRECEK
Genetik araştırmalara ahlaki açıdan eleştiriler yönelten
gruplar ise, çalışmanın sonuçlarının, özellikle işyerlerindeki
ayrımcılığı körükleyebileceğine dikkat çekiyor.
Ayrıca, dini çevreler de, genetik bilgilerin, insan yaratılmasında
kullanılması halinde 21inci yüzyılın bir kabusa dönüşebileceğini
savunuyor.