GO
 

Japon go resimlerinden örnekler http://www.kiseido.com/printss/cover.htm

Konfüçyus ve Lao-tze go oynuyor,1800 (çok go oynarsanız  kafanız sağdaki gibi bir şekil alabilir. benim oldu bi kere)

Kunisada, Maruya Seijiro tarafından yayınlanmış,1852

 

 

 

 

 

"Acemi oyuncu , uzun uzun düşünür ve sonunda karar verir, kendinden emin bir şekilde yapılabilecek en kötü hamleyi yapar".. işte ben!

Bir süredir GO oynuyorum. İşte kronik bir aceminin go notları ve düşünceleri..

Tarihçe
Go etkileyici bir  stateji oyunu olup 4000 yıllık bir geçmişi varmış oyunun game-designer'ı hakkında bir bilgi yokmuş.  Gerçi benim rastladığım 3-4 tane efsane var ama çok düşündürücü ve/veya eğlenceli değiller. herhangi bir GO kitabından uzun uzun okuyabilirsiniz... 

GO Öğrenimi
Kuralları ve tarihçe'yi merak ediyorsanız http://www.go-tr.org dan ODTU ve BILKENT go kluplerinin web sayfalarından yararlanabilirsiniz. 

Boş bir on dakikanızda öğrenmenizi tavsiye ederim. Ama  gerçekten oyundan zevk alabilmek, ancak 10 tane terim ezberleyip 2-3 stratejii öğrenip iyi bilen 10-12 kişiye (ya da internetteki 10 yaşındaki japon çocuklarına) yenildikten sonra mümkün olabiliyor. 

Bütün bu aikido, judo, ikebana, bonzai , origami gibi japon sanat, yol (do) ya da olay'larında olduğu gibi, GO öğrenirken de bir sürü japonca teknik, taktik ismi ezberlemeniz gerekiyor. GO hakkındaki her yazıda hiç sektirmeden "kuralları öğrenmek 1 dakika sürer amaaa... one minute to learn one life to master" denir. Ama inanın bana, bu öğrenme süresinin  içinde, stratejilerin öğrenilmesi için gerekli süre  olmadığı  gibi, bu japonca terimlerin ezberlenme süresi de yok..  

Çoğu oyunda iyi bilenle aceminin iyi iki tarada da zevk verecek bir maç yapma olasılığı yoktur. Hatta genelde iki taraf da eğlenmez. Ancak Go' da başta avans verme esasına dayanan handicap sistemiyle,  aceminin, iyi bileni fazla sıkmadan oynaması mümkün olabiliyor. Acemi, başlangıçtaki taş sayısı üstünlüğünü, yaptığı aptalca hatalarla bir an önce kapatmaya çalışıyor. 

Korelilerdi sanırım.. birisiyle ev arkadaşı olmadan evvel onunla bir el go oynarlarmış.

İnternette GO
Oyunu internetten oynuyorum genelde.. www.kiseido.com adresinde online oyunlar düzenleniyor. farklı düzeydeki insanlar, ya kuşak almak ya da eğitim amaçlı birbirleriyle oynuyorlar. Orada 14 yaşında bir yokohoma yöresinden bir japon delikanlısı bana GO öğretiyordu bir zamanlar. Hatta bir  ara her gün bir el eğitim oyunu oynuyorduk. Nick'im emosia olduğu için büyük bir ihtimalle beni kız zannediyordu.  "teaching go, is fun, for me" diyordu bana (bunu japon telaffuzuyle ve virgüllerde çok duraklayarak okuyun :O)

GO & Art
GO'nun çok sade bir estetik anlayışı var. ince çizgilerin kesiþtiði, siyah beyaz dairelerin birbirine geçtiği bir harmoni. Özellikle oyun sonuna doğru güzel bir duotone görüntü oluşuyor. Biraz kaotik gibi dursa da, kesinlikle randomize yerleştirilmiş siyah beyaz noktalardan oluşan bir gürültü görüntüsü değil bu. Sonda ortaya çıkan desen,  iki eğitimli zekanın, kimi zaman  çok kanlı meydan muharebeleriyle kimi zamansa ufak çatışmalarla adım adım kazanılmış  topraklarının kanla çizilmiş haritası (!)..  

Travenian'ın "Şibumi" isimli romanını kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.

GO, Matematiksel analizi, bilim ilişkisi
19x19luk tahta düşünülürse 361 olasılık ilk hamle için.  Olabilecek oyun sayısında 10 761 olasılık sözkonusu (OMNI Magazine, June 1991). 

ilk bakışta kurallar kolay olduğu için GO oynayan bir program yazmak kolay gibi gelebilir. Ama bütün olasılıkları hesaplama için gerekecek işlem miktarını bir kenara bırakırsak bile bir sürü güçlük var. Lokal olarak iyi kabul edebilecek bir hamle, oyunun bütünü göze alındığında korkunç olabilir. Birbirine yaklaşmaya çalışan iki grubu, çok sinsice başlatılmış bir kuşatma planını hissetmek, durup bir an tahtaya kuş bakışı bakılması gereken anı yakalamak çok zor (belki image processing, fuzzy..neural network?... cık.. zor bence )   

Tayvan da  The Ing Chang-ki Goe Educational Foundation, gerçekten iyi bir oyuncuyu yenecek bilgisayar programına (herhalde programcısına) US$1,000,000  veriyor. yani iş ciddi. hadi genç programcılar iş başına :)

Oyunun epey dahi yetiştirmiş olan Princeton üniversitesinde çok moda olduğunu düşünüyorum. Aynı hafta içerisinde hem Feynmann'ın otobiyografik kitabında hem de Nobelli matematikçi John Nash'ın hayatının anlatıldığı  oskarlı "beautiful mind" da  princeton-go ilişkisine rastlayınca, öyle düşündüm. Aslında bunlar dışında da fazla bir kanıtım yok :)

GO vs Satranç
Satranç, tek bir cephede birbirlerinin komutanlarını yemeye çalışan yamyam piyonlardan, koşabilen kalelerden, L şeklinde gidip insan yiyebilen atlardan, zıplayan şovalyelerden, bütün dövüş sanatlarında usta bir vezirden oluşan sürrealist bir ordunun garip bir öyküsüyse, 
GO geniş topraklardaki bir çok cephede, aynı anda irili ufaklı çatışmaların gerçekleştiği, diplomatik oyunların oynandığı, acımasız meydan muharebelerinin yapıldığı, esirlerin alındığı, esir kurtarma operasyonlarının düzenlendiği şiirsel bir savaş romanı bence ( copyright 2002 emosia)

dünyanın en iyi satranç oyuncusun deep blue'ya yenilmesiyle insan yaratıcılığı ve zekasının brute-force altında ezilmesi büyük üzüntü yarattı. Ama endişelenecek bir şey yok aslıdna. Hiç bir bilgisayar programı orta düzey bir GO oyuncusunu bile yenemiyor. Bence buradan çıkan sonuçlar: 1) Bütün olasılıkları rekursif rekursif kontrol etmek zeka değil. 2) Satranç sadece olasılık kontrol edilerek mekanize oynanıp başarıya ulaşılabilecek bir oyun. 3) insanı insan yapan özellikler zeka, yaratıcılık, sezgiyse,  onları GO oyununda satrançtan daha çok kullanıyoruz.

Beyin fonksiyonları açısından bakarsak satranç'ta genellikle beynin sol tarafı (analitik) ağırlıklı çalışırken, go da ise sol ve sağ tarafın beraber çalışması gerekiyormuş ( artistic/pattern recognititon)

Satrançta Yıllardır üzerinde çalışılan bir çok açılış taktikleriyle başlamazsanız genelde oyunu kaybetmeye mahkumsunuz. Zaten 28-30 hamlede biten oyunun ilk hamleleri de böyle standart olunca, iyice sıkıcı bir hal alıyor olmalı. Zaten profesyonel oyuncuların maçları acaip bir hata yapılmadıkça berabere bitiyormuş. 

Hani küçükken Van Damme  Arnold'la dövüşse kim yener, ya da  acaba Batman'mi döver Örümcek adam mı gibi küçük kafaları kurcalayıcı problemler vardı. Şimdi büyüdük.. Ama mesela, halen, aikido çalıştığımız dojoda, çalışma öncesi en sevilen geyiklerden biri "acaba 5.dan karateci  5.dan aikidocuyu dövebilir mi? ". Tabi go öğrenince insan merak ediyor, acaip iyi bir GO ustasıyla iyi bir satranç ustası karşılaşsalar ne olur. Tabi araç çok farklı olduğu için bu bir japon Kendocuyla bir fransız ekstirimciyi karşılaştırmaktan daha zor. Acaba birbirlerininkini öğrenip bir go bir de satranç oynasalar, hiç fikir verir mi? ikisi de strateji..   

Gerçekten güzel bir karşılaştırma için buraya tıklayabilirsiniz.

 
iblisler go oynuyor, Gyosai,1880
GO Atasözleri

Aşağıda www.gobase.org dan derlediğim ve çevirdiğim atasözleri var. Bütün atasözleri gibi bunlar da kendi aralarında çelişebiliyor :)  

  • Yavaş oyna yavaş kazan, hızlı oyna hızlı kaybet 
  • Düşmamını güçlendirecek hamleler yapma
  • Mantıksız, saçma bir durumda , mantıksız hamle mantıklıdır. --tamino
  • Açılışta sente'yi koruyun. Erken saldırı senteyi kaybettirir. 
  • Yumruk atmadan önce yumruk yapın. -- Jay H. Kim. 
  • başaramıyorsanız şereflice ölün. -- Çin atasözü. 
  • Keshi , fetih kadar değerlidir! 
  • Yalnızca amatörler süslü hamleler yapar. 
  • Güçlü grupları değil zayıfları savunun 
  • Kazanma durumundaysanız, oyunu basit tutun, sadece kaybederken ortalığı karışıtırın.
  • Kuşatılmayın! asla! 
  • En basit hamle en eiyi hamledir.
  • Hane? genişle! alan yap. 
  • Beyaz devamlı siyahın kurtarmayı denediğinden fazla grup öldürmeye çalışır.
  • Dame noktalarına oynamayın ama bağlantıları garantileyin.. 
  • Sakin ol. Keshi işler! 
  • Toprak ve etki arasındaki dengeyi koruyun  -- Figaro. 
  • Dikkat sadelik ve yavaşlık kazanır.
  • Ölü gruplar? ko savaşlarını daima kazanın! 
  • Önce grupları güçlendirin, sonra saldırın
  • kitaplar savaşmayın der. (kalem kılıçtan yücedir) ama kalem tarafından yazılmış kitaptan başka ne beklenirki?
  • ikinci çizgide, altı ölür sekiz yaşar.
  • Üçüncü çizgide, dört ölür altı yaşar.
  • Köşede, 3. çizgideki satırda 5 taş yaşar.
  • Köşede  petek pozisyonunda , dame gereklidir. 
  • "hane" de ölüm vardır. 
  • Bir ya da iki noktada tuhaf şeyler olabilir
  • Formasyon simetrikse ortaya oynayın
  • Satırdaki 3 taşa karşı , ortaya sağa oynayın
  • Göz-çalan tesuji yi öğrenin.. 
  • Boş üçgenler yapmayın
  • Sıkışık gruplar yapmayın
  • Kestiğinizi alın
  • Bamboo bağlantılarını kesmeyi denemeyin. 
  • Keima'ya  kosumi ile cevap verin
  • 4 köşeyi kaybederseniz, terkedin..
  • 4 köşeyi kazanırsanız,  terkedin..
  • Ortadaki 1 nokta köşedeki on'dan değerlidir.
  • Gruplar taşmamalı. 
  • Güçlü oyuncu düz oynar, diyagonal zayıftır..
  • Eğer bir puanla kaybederseniz, biraz dinlenin..
  • Beş grup yaşayabilir ama altı grup ölecektir.
  • Köşe, yan, orta.... 
  • İkinci çizgi savunma çizgisidir, üçüncü çizgi alan, dördüncü etki.. 
  • İkide dur, üçe yayıl..
  • Merdivenleri bilmiyorsanız, go oynamayın..
  • Gereksiz atarileri sona kadar saklayın 
  • Meijin joseki'ye ihtiyaç duymaz 
  • Büyük gruplar asla ölmez
  • Ikken tobi is asla yanlış değildir.
  • L grup ölüdür.
  • Tahta kenerlarını gözden kaçırmayın
  • Bomboo bağlantılarında  damezumari vardır.
  • Semiai'yi gözler kazanır.. 
  • İki zayıf gruba aynı anda saldırın
  • Yalnızca bir grupla bile kazanabilirsiniz.
  • Merdivendeki her adım 7 puan değerindedir. 
  • Savunma, yayıl! -- Bill Taylor 
  • Kendi taşlarını bağlantılı,, düşmanınkileri uzak tut. -- Bill Taylor 
  • Atasözleri beyaza uymaz -- Tero Sand 
  • Rakibiniz yoğunsa sizde yoğunlaşın -- Otake Hideo, 9 dan pro 
  • Kazanmada iyi olanlar devamlı savaşmazlar. -- zhang, 1078 AD 
  • Biçim yapamada iyi olanlar  devamlı savaşmazlar. -- zhang, 1078 AD 
  • Asla planınızdan emin olmayın ve her zaman düşman taşlarını öldürme becerinizden kuşku duyun. -- zhong-pu liu, 1078 AD 
  • Çatışma go'da amaç olmamalı, son kaynak olarak saklanmalı. -- zhong-pu liu, 1078 AD 
  • Rakibin etki çemberinde, keskin çatışmalardan kaçının, çok derin oynamayın -- Otake Hideo, 9 dan pro 
  • Açgözlü olmayın 
  • Kazanma durumundaysanız, oyunu basit tutun, sadece kaybederken ortalığı karıştırın.
  • Saldırmak için duvar yapın, alan değil
  • Açılışta ne yapacağınız bilmiyorsanız, shimari yapın -- jansteen. 
  • Shimari'nin önünde, genişleme için beş çizgi -- Yang Yilun, 7 dan pro. 
  • İstila için, açık alanda 20 puan gerekir; yoksa, keshi en iyisidir. -- Yang Yilun, 7 dan pro. 
  • Çok tereddüt, az hız -- John Fairbairn 
  • Eğer beyaz dört köşeyi alırsa,siyah terketmeli ; eğer siyah 4 köşeyi alırsa , yine siyah terketmeli. -- David Kent

NOT: bu sayfada olabilecek eksik ya da yanlış bilgileri lütfen hemen bildirin.Görüşlerinizi de herzaman beklerim ( emrecan@hacettepe.edu.tr )

anasayfa