Öğrenme Deneyimi Tasarımı (learning experience design-LXD)

Standard

Öğrenme Deneyimi Tasarımı (learning experience design-LXD) Niels Floor (2007) tarafından “hedef odaklı ve öğrenen merkezli bir yaklaşım ile hedeflenen öğrenme çıktılarına ulaşabilmek amacıyla öğrenenler için öğrenme deneyimelerinin tasarlanması sürecidir” şeklinde tanımlanmıştır.

The Interdisciplinarity of Learning Experience Design Model (image from: http://www.learningexperiencedesign.com/learn-2.html).

The Interdisciplinarity of Learning Experience Design Model (image from: http://www.learningexperiencedesign.com/learn-2.html).

Öğrenme Deneyimi Tasarımı sinirbilim (neuroscience), tasarım düşüncesi, oyun tasarımı, deneyimsel öğrenme ve grafik tasarım ilkelerini bir arada kullanmayı gerektirir. Niels’e göre, LXD öğretim, dersler ya da eğitim materyalleriyle ilgilenmez.  LXD sadece öğrenci ve deneyim üzerine odaklanan bir süreçtir.

Son zamanlarda Öğrenme Deneyimi Tasarımı (LXD) popüler bir kavram olarak alanda tartışılmaktadır. Bazı araştırmacılara göre LXD’nin öğretim tasarımının (ID) yerini alacağı öner sürülmektedir. Buna bağlı olarak da öğrenme yönetim sistemlerinin yerini öğrenme deneyimini sağlayacak (Learning Experience Platforms (LXP)) platformların yer alacağı öngörülmektedir. Ancak bu konuda her ne kadar iddialı söylemler yer alsa da bu konuda alanyazında yeterli araştırmaların olmadığı unutulmamalıdır. Öğretim tasarımı 1945 yılından bu yana gelişimi sürdüren görece köklü bir araştırma ve çalışma alanıdır. Öğrenme deneyimlerinin tasarımında öğretim tasarımının da mutlaka bir yerinin olacağı bir anlamda öğretim tasarımından beslendiği göz ardı edilmemelidir.

 (PCIT:President‟s Commission on Instructional Technology ) tanımına göre Öğretim teknolojisi daha etkili bir öğretimin sağlanması amacıyla öğrenme ve iletişim araştırmalarına dayalı olarak insan ve insan dışı kaynakların eğitsel amaçlı olarak kullanımının tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesinin sistematik bir yoludur.

Öğretim teknolojisi;  öğrenme için süreçlerin ve kaynakların tasarımı, geliştirilmesi, kullanımı, yönetimi ve değerlendirilmesine ilişkin teorik ve pratik çalışma alanıdır (AECT, 1994).

Önerilen Kaynaklar:

http://www.learningexperiencedesign.com/

https://www.linkedin.com/pulse/learning-experience-design-last-days-instructional-salas-cplp/?fbclid=IwAR0pUaVHbg8UI7GQTgMXJrsjPhQJUKNXpX6WVoA1Ryn4cr4r2Om6SKoMm0E

https://ohiostate.pressbooks.pub/drivechange/chapter/id-2-lxd-from-instructional-design-to-learning-experience-design-the-rise-of-design-thinking/?fbclid=IwAR1yJqh0ycUA7D19WJzjbCHgahhpdiKB6Uk0JFZRWHvLZ2Mm5iQIaIqUiao

https://devrimozdemir.com/2018/12/21/instructional-design-is-not-multimedia-design-online-course-design-or-content-development/?fbclid=IwAR0V9oZSJ-WP2KlwhSpF-0YbWgDU_0hYUKL5wY9VrZWlu3UV_FQEYWg9TeI

A HARD LOOK AT ISD (Instructional Systems Design) http://ocw.metu.edu.tr/file.php/118/Week7/Zemke-ebsco.pdf?fbclid=IwAR33OTD74YlHiIX1ElVoKHX0zLOgCNk5GClpojAgcC-gh2uRYzE70ywyEMI

 

Öğretim Teknolojisi Alanının Tarihsel Gelişimi ve Tanımlanması

Standard

Öğretim Teknolojisi Alanının Tarihsel Gelişimi ve Tanımlanması (RAISER R.A. Defining And Naming Our Field (Chapter 1))

Bu bölümde alanın ne olduğu, ne tür tanımların var olduğu ve zamanla bu tanımlarda ne tür değişimlerin yaşandığı betimlenmiştir. Sadece tanımlar değil zamanla aslında öğretim teknolojisi alanının isimlendirmesinde de değişimler gözlenmiştir.

Öğretim teknolojisinin ne olduğu sürekli değişim göstermektedir. Sürekli yeni fikir ve icatlar öğretim teknolojisi alanının değişmesini sağlamıştır. Ayrıca bu alan çok geniş sınırları olan bir alan olduğu için bu alanda farklı konularda çalışan uzmanlar bulunmaktadır. Her uzman odaklanmış olduğu konuyu öğretim teknolojisi alanının kalbini oluşturduğunu düşünmektedir.

İlk Tanımlamalar: Bir medya olarak öğretim teknolojisi

İlk tanımlamalarda öğretim teknolojisinin bir medya olduğu (öğrenenlere öğretileceklerin sunulduğu bir araç olarak görüldüğü) konusuna odaklanılmıştı. 1900’lü yılların ilk çeyreğinde öğretim teknolojisi alanı yeni yeni gelişen bir görsel öğretim aracı olarak ele alınmıştı. Film ve ses kaydının gelişmesi ile sesli-görsel öğretim teknolojilerine doğru bir yönelim gerçekleşti. Bu süre boyunca sürekli öğretimsel medya üzerine odaklanıldı. Üstelik alan içinde ve alan dışında birçok kişi tarafından hala öğretim teknolojisi alanı öğretimsel medya olarak tanınmaktadır.

Öğretim teknolojisinin bir süreç olarak ele alınması

1950’lerden itibaren artık öğretim teknolojisini bir süreç olarak ele alan bir yaklaşım gelişmeye başladı. Öğretim teknolojisi öğretimsel problemleri ele alan ve bu problemlere gerçekleştirilebilir çözümler sunan bir alan olarak ele alınmıştır.

1963 Tanımlaması

1963 yılında öğretim teknolojisi geleneksel tanımdan uzaklaşarak yeniden tanımlanmıştır. Bu tanımlamada göze çarpan birkaç özellik bulunmaktadır.

  1. Öğretim teknolojisi medya olmanın ötesinde öğrenme sürecini kontrol eden mesajların tasarlanması ve kullanılması olarak ele alınmıştır
  2. Bu süreç çeşitli adımlardan oluşmaktadır.
  3. Öğretimden ziyade öğrenmeye vurgu yapılmıştır.

1970’ler

Öğretim teknolojisi komisyonu bir çağdaş birde geleneksel olmak üzere iki tanım yayınlamıştır. Öğretim teknolojisi

  1. Öğrenme öğretme sürecinin tasarlanması, gerçekleştirilmesi ve değerlendirilmesini ele alan sistematik bir süreci kapsayan bir alandır. Bu alan insan ve insanlar dışındaki canınlıların öğrenmelerini inceleyen araştırmaları esas almaktadır.
  2. Öğretimsel amaçlı kullanılan bir medyadır.

 

1977

Bu dönemde yapılan tanımda da öğretim teknolojisinin sistematik olduğu, bir tasarım süreci olduğu vurgulanmıştır. Bu yılda alan ile ilgili geniş tanımlamalar ve ne ile ilgilendiğine ilişkin detaylar ortaya konulmuştur.

1994

1994 yılına kadarki zamanda davranışsal öğrenme teorileri öğretim teknolojisi alanında etkili olmuştur. 1994 den sonra ise bilişsel ve yapılandırmacı öğrenme teorileri temele alınmıştır. Aynı zamanda bu süreçte bilgi iletişim teknolojilerinde de hızlı bir gelişim gözlenmiştir. Uzaktan eğitimin gelişimiyle işbirlikli öğrenme önem kazanmış ve uzun süre geçerli olan 1974’deki tanımlamanın yeniden ele alınma ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Öğretim teknolojisi öğrenme amaçlı tasarım, geliştirme, yararlanma, yönetim ve değerlendirme süreç ve kaynaklarını içeren teori ve uygulamalardır.

Böylece alanın beş ana bileşenden oluştuğu ifade edilmiştir. Ayrıca bu tanımda öncekinden farklı olarak sistematik ve süreç odaklı olma ifadelerine yer verilmemiştir. Öğretim teknolojisi ilk defa bir uygulama alanı olmaktan çıkıp bir teori ve araştırma alanı olarak ele alınmıştır.

AECT Tanımına Göre Öğretim Teknolojisi

Eğitim teknolojisi öğrenmeyi kolaylaştırmak ve performans artışı sağlamak amacıyla uygun teknolojik süreç ve kaynakların oluşturulması, kullanılması ve yönetilmesi ile ilgilenen çalışma ve etik uygulamalardır.

Bu tanımda birinci göze çarpan nokta öğretim teknolojisi alanına etik kavramının da eklenmesidir. İkincisi ise öğrenmeyi kolaylaştırma amacını içermesidir. Öğretim teknolojisi öğrenmeyi gerçekleştirmek için varolduğu belirtilmiştir. Ayrıca bu tanımda mevcut yeteneklerin ötesinde öğrenenlerde bir performans artışı amaçlandığı vurgulanmıştır.

Kitabın yazarı alanda ve gerçek yaşamda öğretim teknolojisi ile ilgili gözlemiş olduğu değişimleri göz önünde bulundurarak öğretim teknolojisi alanını yeniden ele almıştır.

Öğretim teknolojisi alanı öğrenme ve performans artışı ile ilgilenen bir alandır. Bu alan sistematik öğretim tasarım süreçlerinin kullanılmasını gerektirir. Ayrıca süreç içinde öğretimsel medyalardan faydalanılır. Son yıllarda öğretimsel problemlerin yanında performans artışı üzerine de yoğunlaşan bir alandır.

Aslında sürekli öğretim teknolojilerini test edip duruyoruz. Bu durum ne zamana kadar devam edecek sorusunun cevabına ulaşabiliriz. Sürekli teknolojik yeniliklerin test edilmesi 1950’lerin anlayışına dayanan öğretim teknolojisini sadece bir medya olarak görme anlayışına dayanmaktadır. Bugün ise öğretim teknolojileri ile öğrenenlerin öğrenme performansları ve öğretim teknolojisinin öğrenenlerin öğrenmelerini nasıl kolaylaştıracağı sorusu üzerine odaklanılası gerekmektedir.

Yeniden İsimlendirme “Öğretimsel Tasarım ve Teknoloji”       

Öğretim teknolojisi dendiğinde insanların aklına ilk olarak DVD, mobil aygıtlar vs. gibi donanım ve yazılımlar gelmektedir. Aslında bunlar her ne kadar öğretimsel medya olsa da öğretim teknolojisi kavramı bu medya araçlarını çağrıştırmaktadır. Raiser yeni tanımlardaki yer alan kavramları da içinde barındıracak ayrıca öğretimsel medya ile öğretim teknolojisi kavramlarının birbiriyle karışmasını ortadan kaldıracak yeni bir isimlendirmenin gerektiğini düşünmektedir. Bu yeni tanım ile sürece performans artışı ögesinin de eklenmiş olacağı düşünülmüştür.

Kaynakça

RAISER R.A. Defining And Naming Our Field (Chapter 1))

Özetleme : Sinan KESKİN