| Dr.
Süleyman Sadi SEFEROGLU Hacettepe University, Faculty of Education Department of Computer Education & Instructional Technology Beytepe - ANKARA 06532 |
Öğretmenlerin Bilişim Teknolojilerinin Kullanımıyla İlgili
Görüşleri
Dr. Süleyman Sadi SEFEROĞLU
Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü
Son yıllarda, özellikle son on yılda, toplumun değişik kesimlerinde; işte, okulda ve
evde bilgisayarların mantar gibi çoğaldıklarını gözlemekteyiz. Giderek çoğalan
sayıda insanlar çeşitli nedenlerle kendilerine sunulan yeni teknolojilere
sarılmaktadırlar. Bir çok kişi bilgisayarların işleri hem kolaylaştırdığını ve
hem de daha etkili bir şekilde yerine getirdiğini ve ayrıca eğlenceli bir hale
dönüştürdüğüne inanmaktadırlar. Bilgisayarlar çok büyük miktarda bilgiyi çok
kısa bir sürede ulaşılabilecek bir şekilde hizmetimize sunmaktadırlar.
Bilgisayar destekli öğretimle (BDÖ) ilgili araştırmalar ve uygulamalar
bilgisayarların kullanımıyla ilgili bir çok bilgiyi de bizlere iletmektedir.
Örneğin, bilgisayarlar bireyin halen kazanmış olduğu bilgi ve becerileri alıştırma
ve pratik yaparak pekiştirebilirler, bir etkinliği sıkılmadan defalarca verebilirler,
hiç bir zaman, bazı yetişkinlerde olduğu gibi sabırsız veya rahatsız edici
olmazlar, pekiştireçleri anında ve devamlı bir şekilde verirler, yapılan
yanlışları bireyi ürkütmeyen veya rahatsız edici olmayan bir ortamda verirler,
normal koşullarda sınıf veya okul içinde bireye kazandırılamayacak bir takım
deneyimleri yaşatırlar. Bu liste sürekli olarak uzamaktadır. Çünkü bilişim
teknolojilerinde sürekli olarak gelişmeler ve yenilikler olmakta, bu teknolojiler daha
çok insanın yaşamını etkilemekte ve bu teknolojiler yaygınlaştıkça onlara erişim
de giderek daha kolay olmaktadır.
Araştırmalar, bilgisayar kullanımı konusunda öğretmenlere verilen
eğitimlerin onların bilgisayar kullanmaları ve öğretim davranışları üzerinde
olumlu etkileri olduğunu ortaya çıkarmıştır (Bahr, Kinzer ve Rieth, 1991). Young
(1991) ise araştırmasında, bilgisayarların okullara bir araç olarak değil de bir
amaç olarak getirildikleri sonucuna varmıştır. Örneğin, bilgisayar donanımı
sağlanmakta ancak öğreticilerin olumlu tutumlar geliştirmelerine yönelik, bu
donanımı uygun ve etkili bir şekilde kullanmalarını sağlayacak gerekli eğitim
verilmemektedir. Veya bilgisayarı olan okullar genellikle bilgisayar okuryazarlığını
öğretmeye çalışmaktadırlar. Bilgisayarların gücü bir araç olarak, bir öğretici
olarak kullanılmadığı için de ne öğretmenin öğretme şekilleri ve ne de
öğrencilerin öğrenme stilleri değişmektedir. Okullardaki bu olumsuz tabloyu
değiştirmenin yani BDÖ'nün başarılı olmasının bir yolu hizmet öncesinde ve
hizmet içinde verilecek eğitimlerle bilgisayar ve öğrenme ilkeleri arasındaki
ilişkinin görülmesini ve anlaşılmasını sağlamaktır. Clark ve Lang'ın (1991)
belirttiği gibi sınıflarda bilgi teknolojilerinin kullanılma sıklığı, donanımın
kullanıma sunulmuş olması, yönetimin destekleyici tutumu ve araçların kullanımı
ile ilgili verilen eğitimin düzeyi ve miktarı ile bağlantılıdır.
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin bilişim teknolojilerinin toplumsal yaşamı
etkilemedeki rolü, toplumda bilgisayar kullanımı, bilgisayarlarını rolünü anlama,
bilgisayarın kendisini anlama, eğitimde bilgisayar kullanımı, bilgisayar ve
öğretimde kalitenin yükseltilmesi konusu, mesleki geliştirme ve güdüleme
konularındaki görüşlerini (davranışlarını) incelemektir.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarının yöneticilerinin atama
ve yer değiştirilmelerine ilişkin yönetmelik esaslarına göre 10 Ekim 1999 tarihinde
yapılan seçme sınavını kazanan ve 120 saatlik yönetici adayı eğitim programını
tamamlayan 3800 okul yöneticisi adayı bu araştırmanın evrenini oluşturmaktadır.
Yönetici adayı eğitim programını Hacettepe Üniversitesinde tamamlayan 370 okul
yöneticisi adayı da bu araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.
Hacettepe Üniversitesinde eğitim programına katılan okul yöneticisi
adaylarının (öğretmenlerin) görüşlerini belirleyebilmek amacıyla bir anket
geliştirilmiştir. Araştırmada doğal olarak betimsel yöntem kullanılmış
olmaktadır.
Bu araştırmada kullanılan anket, Ahl (1979) tarafından geliştirilen ve Karl (1990)
tarafından aynen ve McCarthy (1998) tarafından da değiştirilerek kullanılan bir anket
temel alınarak araştırmacı tarafından değiştirilerek ve geliştirilerek
hazırlanmıştır. Araştırma anketinde yöneltilen sorularla katılımcıların
aşağıdaki konulardaki görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır.
· Bilgisayarların toplum üzerindeki rolünü anlama
· Bilgisayarları genel olarak anlama
· Bilgisayarları öğretim amaçlı kullanma durumu
· Bilgisayarlar ve öğretimin niteliği
· Mesleki gelişim
· Güdülemeye yönelik faktörler
· Öğretmenlerin çalıştıkları okullardaki durum
Sonuçlar ve Öneriler
Araştırma bulgularından, bu araştırmaya katılan öğretmenlerin %64'ünün 2
veya 3 yıllık bir yüksek öğretim kurumu mezun olduğu anlaşılmaktadır. Eğitim
Enstitülerinin statülerinin yıllar önce değiştirildikleri düşünülürse,
araştırmaya katılan öğretmenlerin küçük bir bölümünün yeni mezunlardan
oluştuğu sonucuna varılabilir. Görevdeki kıdemleri açısından da katılımcıların
dengeli bir dağılım gösterdikleri gözlenmektedir. Katılımcıların %42'sinin
hizmeti 16 yılın üstündedir. Katılımcıların yalnızca %26'sının 10 yılın
altında hizmetinin bulunması genç kuşağın yöneticiliğe yeterli ilgiyi
göstermediğinin bir göstergesi olabilir.
Araştırma bulgularına göre, katılımcı öğretmenlerin kendilerine
güvenlerinin olduğunu ve bilgisayarların öğretimde kullanılmasının önemine
inandıklarını ve bu teknolojinin kullanımının kendilerini ürkütmediğini söylemek
olanaklıdır. Katılımcıların büyük çoğunluğunun, bilgisayarların
öğretme-öğrenme süreçlerinin bir parçası olması gerektiğine inandıkları
gözlenmekte. Bu durum öğretmenlerin, bu teknolojinin şimdiki ve gelecekteki eğitimin
önemli bir parçası olduğuna olan inançlarını göstermesi açısından önemlidir.
Okullarımızda olanaklar elverdiği ölçüde sınıflarda bilgisayar
bulundurulmasına çalışılmalıdır. Böylece hem öğrenciler ve hem de öğretmenler
okulda bütün gün boyunca bilgisayara erişim olanağı elde edebileceklerdir.
Öğretmenlerin bilgisayar kullanımına
yönelik tutum ve davranışlarını olumlu yönde etkilemenin en etkili yolu onları
bilgi teknolojileriyle içli dışlı olmaya yönelterek bu teknolojilerle
tanışıklıklarını üst düzeylere yükseltmektir.
Mesleki gelişim ile ilgili olarak bu araştırmada elde edilen bulgular bilgisayar
okuryazarlığının öğretmen eğitimi veren kuruluşların programının bir parçası
olması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Öğretmenler bilgisayarı öğretim amaçlı kullanma konusunda istekli bulunmaktadırlar. Ancak bu işi nasıl yapabilecekleri konusunda yani bilgisayarı programla bütünleştirme konusunda bir çok öğretmenin kafasında soru işaretleri bulunmaktadır. Bu yüzden, öğretmenlerin bilgi teknolojilerini sınıfta programlarla nasıl bütünleştirebileceklerine yönelik hizmet-içi eğitim etkinlikleri düzenlenmelidir.
Öğretmenlerimiz bilgisayarları öğretimde çok etkili olabilecek bir araç olarak görmekte ve öğretme-öğrenme süreçlerinde bilgi teknolojilerini kullanma konusunda gönüllü ve istekli olduklarını ifade etmektedirler. Bu istekli ve gönüllü eğitimci ordusunu bu konuda ilgili ve bilgili kılmak gereklidir.
Öğretme-öğrenme süreçlerinde bilgisayarın bir araç olarak kullanılması söz konusu olduğunda bir çok araştırmacı öncelikle öğretmenlerin eğitilmeleri gerektiği konusunda birleşmektedirler (Yıldırım, 2001). Karl (1990) ve Maddux'un da (1989) belirttiği gibi bilgisayar destekli öğretimde yeni ve daha etkili olabilecek yöntemlerin arayışı içinde olan öğretmenlerin bu konuda desteklenmeleri ve bu amaçla uygun ortamların sağlanması gerekir.
Bilgi teknolojilerinin kullanılmaları ve uygulamarı konusunda yapılan bazı araştırmalar da (Maddux, 1989; Karl, 1990) başarılı bir uygulamanın uzun dönemli bir hizmet öncesi ve hizmet-içi eğitimle desteklenmiş program geliştirme sürecine bağlı olduğunu belirtmektedirler. Ancak böyle bir süreçte bilgi teknolojilerinin çocuklarımızın (ve de yetişkinlerimizin) eğitimleri için gereken gerçek potansiyellerine ulaşmak olanaklı olabilir.